(1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 14.4.1998 tarih ve 1996/474 - 1998/274 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafınan istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketine kasko sigortası ile sigorta aracın 3. şahsa ait aracın davalının buzlanmaya karşı tedbir almaması nedeniyle kayarak çarpması sonucu hasarlandığını, davalının sis ve soğuk hava nedeni ile zeminde oluşan buz tabakasının erimesi için gerekli tedbirleri almaması nedeniyle 4/8 oranında kusurlu olduğunu ileri sürerek sigortalılarına ödedikleri miktardan kusur aranına isabet eden 101.137.500,- lira'nın ödeme tarihinden itibaren %54 reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; olayda hizmet kusurunun olduğu iddia ediliyor ise idari yargının görevli oldğunu, olay yerinde buzlanmanın olmadığnı, kusurlu olanın sürücüler olduğunu, yasal faizin istenebileceğini, tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile 36.702.750.- lira'nın 14.2.1995 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı sigorta şirketi, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine, işbu davayı davalının sis ve soğuk hava nedeniyle zeminde oluşan buz tabakasının erimesi için gerekli tedbirleri almaması sebebiyle 3. şahsa ait aracın kayarak sigortalı aracın çarpması sonucu oluşan hasarın tazmini amacıyla açmış bulunmaktadır.
Bir kamu hizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 7/a. maddesinde Karayollarında can ve mal güvenliği yönünden görekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevleri erilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı yasada verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunu doğuramaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam kaza advası idari yargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 sayılı yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Bu nedenler karşısında davalı idare vekilinin bu yöndeki görev itirazının kabulü gerekirken, davanın görülerek sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy