(556 S. KHK. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 11.12.1997 tarih ve 1997/214-1997/641 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirketin Pınar Mini markasının tescili için davalı enstitüyü başvurduğunu, talebin ilan edildiğini ancak dava dışı Gurup ofis marka, patent ajanlığı müşavirlik ve tic. sim. şirketi nin görüş bildirmesi üzerine markalar dairesi başkanlığının 556 sayılı KHK. nun 8. maddesi gereğince taleplerinin reddedildiğini vaki itiraz üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun bu sefer KHK. nun 7-d maddesi uyarınca itirazın reddine karar verdiğini, kararların usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davalı enstitünün ret kararının iptali ile pınar mini markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerin ve marka tescilinin reddine dair kararın yasaya uygun olduğunu, tescili istenen Pınar mini markasında mini kelimesinin esas unsur olarak öne çıkarıldığını, bu sözcüğün küçük anlamına gelen bir sıfat olup 556 sayılı KHK. nın 7-d maddesi gereğince tescilinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili iddialarını tekrarlayarak temyiz talebinde bulunmuştur.
Dava, marka tescil başvurusunun reddine ilişkin T.C. Türk Patent Enstitüsü kararının iptali ve tescil istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi mütalaasının aksine tescili istenen Pınar Mini markasındaki sözcüklerden mini kelimesinin marka örneğinde daha büyük yazılmış ve ön plana çıkarılarak, markanın ana-esas unsuru haline getirmiş olduğu bununda 556 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 7/1 c-d maddelerine göre tescili imkansız kılan mutlak ret sebebi oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İhtilaf tescili talep edilen markadaki mini sözcüğünün markada esas unsur teşkil edip etmediği hususundan kaynaklanmaktadır. Pınar Mini markasında asıl unsurun Pınar kelimesi olduğu kuşkusuzdur. Marka örneğinde Mini sözcüğünün öne çıkarılıp Pınar kelimesini karartarak asıl unsur haline getirildiği hususu gözlenmemektedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sahibine münhasır hak bahşetmemekle beraber KHK. 7-c-d maddelerinde belirtilen hususları muhtevi kelimeler markalarda yardımcı unsur olarak kullanılabilir. Aksi görüşü içeren davalı Türk Patent Enstitüsü ve onu benimseyen mahkeme kararında yasaya ve Dairemiz içtihatlarına uyarlık görülmediğinden bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmek gerekirken kararda yazılı nedenlerle reddi doğru bulunmamış yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy