(818 S. K. m. 42, 43)
Taraflar arasındaki davanın İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 9.2.1998 tarih ve 1998/1256-1998/1293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı
Davacı vekili, davalının haksız yere ele geçirdiği şifre çözücü bir decoder ile müvekkili tarafından şifreli olarak yapılan TV yayınlarını işyerinde izinsiz olarak izlettirildiğini ileri sürerek, 133.000.000. TL sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 100.000.000. TL sının faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Davacının şifre çözücü decoderleri vasıtasıyla ve abonelerce izlenen yayınlarının, bu şirketle işyeri sözleşmesi yapmayan davalının işyerinde bulunan müşterilerine seyrettirdiği, 21.9.1996 günlü tesbit tutanağı ile anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından yapılan yayın, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanuna dayanılarak, Radyo Televizyon Üst Kurulunca yürürlüğe Konulan, Radyo Televizyon Yayın İzni ve Lisans Yönetmeliğinin 2/f, geçici madde 5 ve Radyo Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin 10/7 maddeleri uyarınca yapılmakta olup; değinilen yasa ve yönetmeliklerle hukuken koruma altına alınmış bulunmaktadır.
Davalı tarafından yapıldığı tesbit edilen yayın, sadece abonelik sözleşmesi ve abonelik tesis edilen ve kendilerine yayınların izlenmesini sağlayan şifre çözücü decoderler verilmiş kişiler tarafından sözleşmede belirtilen yerlerden izlenebilir. Böyle bir abonelik sözleşme yapılmadan, davacı şirkete ait yayınların izlenmesi ve izlettirilmesi zararlandırıcı bir haksız eylem teşkil eder.
Davalının işyerinde noter aracılığı ile yapılan tespitte bir futbol karşılaşmasının müşterilerine seyrettirildiği belirlenmiştir. Davalının bu eylemi dışında, başka günlerde de haksız eylemini devam ettirdiği konusunda bir tesbit bulunmadığı gibi, böyle bir iddiaya da rastlanmamıştır. Öte yandan davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığından, davalı hakkında abonelik sözleşmesinin hukuki sorumluluk hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu durumda, davalı işyerinde yapılan bir güne ilişkin tesbitle bir yıllık abonman ücretine yakın bir miktara mahkum edilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece davacıya davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı zararın nelerden ibaret olduğunu açıklattırmak, davalının bu haksız eylemi geçekleştirdiği yerin niteliği gözönünde bulundurmak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve BK.nun 42,43 maddeleri uyarınca makul bir tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy