(2004 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 25.3.1999 tarih ve 1998/1197-1999/332 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkil kooperatifin üyesi olan davalının Ekim-Kasım-Aralık 1997 aylarına ait borcunu ödemediğini, gecikme faizi ile birlikte 62.450.000 liraya ulaşan alacak için girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kooperatif yönetimin usulsüzleri ve ödeme gücünü aşan aidat istemleri karşısında noter aracılığı ile kooperatiften ayrılma istemini ilettiğini, 24.10.1997 tarihinden itibaren kooperatif üyesi olmadığını, gerek kooperatife gönderilen ihtarda, gerekse takibe itirazında üyelikten ayrılına nedeniyle kooperatiften olan alacağından borcun takasını istediğini, takip tarihi itibarıyla herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile lehine %40 haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davacının 60.000.000 lira aidat 2.000.000 lira gecikme cezası borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek ve %40 oranında inkar tazminatının da davalıdan tahsili suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dava, kooperatifin alacağına yönelik olarak davalı aleyhine girişilen icra takibinde borca vaki itirazın iptali istemine ilişkindir, ödeme emri davalıya 3.2.1998 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı 11.2.1998 tarihli dilekçe ile itirazda bulunmuş ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmesi üzerine iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
İcra İflas Kanunu'nun amir 62. maddesi gereğince borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde itirazını bildirmek zorundadır. Aksi halde icra takibi kesinleşir. Somut olayda davalı borçlu 7 günlük itiraz süresi dolduktan ve takip kesinleştikten sonra itirazda bulunmuş olmakla mahkemece bu hususun resen gözönünde tutularak davanın bu gerekçe ile reddine karar vermek gerekir iken, işin özüne girilerek itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 13.09.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy