(6762 S. K. m. 1245)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.9.1999 tarih ve 1998/656-1999/411 sayılı kararın ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 21.3.2000 günde davacı avukatı .......... ile davalı avukatı ........... gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ........... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, gemi malzemeleri ticareti ile uğraşan müvekkilinin sipariş üzerine davalıya ait ............ gemisine muhtelif zincir satıp teslim ettiğini, ancak davalının satış bedelini ödemediğini ileri sürerek (82.350) USD. nin tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile de kanuni rehin hakkı tanınmasını istemiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının teminat yatırması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, davalıya satılıp teslim edilmesine rağmen zincir bedelinin ödenmediği, davacının (82.350) USD. alacaklı olduğu, ancak, davalı ıslah talebine karşı çıkmamış ise de, zincir bedelinin gemi alacağı hakkı sağlayan alacaklardan olmadığı gibi, bilahare geminin icraen satılması nedeniyle kanuni rehin hakkı tanınması talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, (82.350) USD. nin dava tarihinden yürütülecek %9 faizi ile davalıdan tahsiline diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, geminin ihtiyacı için satılan zincir bedelinin tahsiline ilişkin olup, yargılama sırasındaki 25.1.1999 tarihli dilekçe ilede talep, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınması olarak ıslahen değiştirilmiştir. Davalının tonatanı olduğu M/V Ürgüp gemisinin seferde olduğu sırada başgösteren ihtiyacı için davacıdan zincir satın alındığı anlaşılmakta olup, gerek sözleşme ilişkisine ve gerekse satış bedeline davalı tarafın bir itirazı bulunmamaktadır. Zaten tahsile ilişkin verilen karar da davalı tarafından temyiz edilmemiştir. Üzerinde durulması gereken ilk husus, gemiye satılan zincir bedelinin TTK. nun 1235 nci maddesi gereğince, gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olup olmadığı meselesi olup, bağlama limanı dışında ve seyrüsefer sırasında gemiye teslim edilen zincirin, fırtınada güvenli bir yerde bekleyebilmek veya bir limana demirleyebilmek bakımından seferin başarılması için hayati önem taşıdığı bilinmesi gereken bir gerçektir. O halde, zincir satış bedelinin TTK. nun 1235 inci maddesi gereğince davacıya, gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olduğu kabul edilmelidir.
Yargılama sırasında geminin dava dışı ipotek alacaklısına satılması hususuna gelince, her ne kadar, M/V Ürgüp geminin yargılama sırasında satıldığı dosyaya ibraz edilen belgelerden anlaşılmakta ise de, her davanın dava tarihindeki hukuki koşullara göre incelenmesinin gerekmesi ve TTK. nun 1245 inci maddesi gereğince, geminin cebri veya zaruri satışı halinde, satış bedelinin, henüz ödenmediği müddetçe gemi alacaklıları için gemi yerine geçeceğinin ve sıra cetveline itiraz davalarının halen derdest olduğunun ve nizalı alacaklar için, satın alan alıcının belli bir miktarı da bloke ettiğinin anlaşılması karşısında, davacının talep ettiği zincir satış bedeli bakımından gemi üzerine talep gibi kanuni rehin hakkı tanınması gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil olunan davacı yararına taktir olunan 65.000.000 lira vekillik ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy