(6762 S. K. m. 1297)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 14.9.1999 tarih ve 1998/811-1999/590 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 28.3.2000 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin banka kredisi kullanarak satın aldığı kamyonetin kasko rizikolarına karşı sigorta ettirildiğini aracın 2.1.1998 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında kimliği bilinmeyen kişilerce çalındığını davalının sigorta bedelini ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek 4.725.000.000 liranın olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigorta primi taksitlerinden 1.12.1997 ve 1.1.998 tarihlerinde ödenmesi gereken taksitlerin süresinde ödenmeyip 7.1.1998 tarihinde ödendiğini, 1.12.1997 tarihli taksit yönünden davacının temerrüde düştüğünü, olay tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK. nun 1297. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinin feshedilmiş sayıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının bankadan tüketici kredisi kullanarak satın aldığı aracın kredi sözleşmesindeki koşul uyarınca, aynı zamanda davalının acentesi olarak hareket eden ve rehinli alacaklı olan banka şubesi aracılığı ile davalı sigorta şirketine sigorta ettirildiği, kasko sigortalı aracın 2.1.1998 tarihinde kimliği bilinmeyen kişilerce çalındığı, 1.12.1997 tarihli prim taksidinin banka hesabından ödenmesi hususunda davacının banka şubesine sözlü talimat verdiği, bu durumda anılan sigorta primi taksidinin zamanında ödenmemesinde davacı sigortalının kusurunun bulunmadığı, sigortalı aracın piyasa değerinin 4.000.000.000 lira olarak belirlendiği gerekçesiyle bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 144.000.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy