(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 26) (6762 S. K. m. 780)
Dava: Hasan Ünal İle Antalya Kargo A.Ş. vs. arasındaki davadan dolayı Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.12.1998 gün ve 1997/820-1998/612 sayılı kararı onayan Daire'nin 21.10.1999 gün ve 1999/3578-1999/8206 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait 750 kutu kesme karanfil çiçeğin ihraç edilmek üzere taşınması işinin davalılardan Antalya Kargo A.Ş. ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, konşimento düzenlenerek 28.2.1997 tarihinde teslim edildiğini, bu davalının da taşıma işini diğer davalı Çelebi Uluslar arası Taşımacılık A.Ş.ye yaptırdığını, taşıma işinin kararlaştırılan süreden daha geç yapılması nedeniyle çiçeklerin bozularak hasara uğraması sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, davacıların navlun ücretine müstahak olmadıkları gibi doğan zarardan da sorumlu olduklarını ileri sürerek, uğradıkları zarar karşılığı 6014.20 İngiliz Sterlini zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Antalya Kargo A.Ş. vekili cevabında, davacının geç taşımadan oluşan zararında kusurun müvekkilinde olmayıp, diğer davalıda olduğunu savunup haklarındaki davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Çelebi Uluslar Arası Taşımacılık A.Ş. vekili cevabında, müvekkilinin söz konusu taşımanın havayolu ayağını üstlendiğini, ancak nakliyede bağlantısı yapılan uçağın İngiltere'ye inmesinin son anda iptali nedeniyle ve mücbir sebep karşısında başka bir uçakla yapılabildiğinin ve gecikmenin bundan kaynaklandığını, hasar ihbarının süresinde ve usulüne uygun olarak yapılmadığını bu nedenle taşıyıcı aleyhine dava açılamayacağını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Varşova Konvansiyonunun 26. maddesi uyarınca gecikme halinde hasarın eşyanın alıcısına hasıl olduğu tarihten itibaren 14 gün içinde öngörülen ihbarı yapmamakla dava hakkının düştüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dairemi, hükmü onamıştır.Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 4.240.000 lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 15.000.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy