(1163 S. K. m. 19)
Taraflar arasında görülen davada Alanya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.2.2000 tarih ve 1997/156-2000/17 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dışı SS Yenimahalle Sanayiciler Konut Yapı Kooperatifinin bir payının %70 nin müvekkillerine, %30 nun da müvekkillerine, %30 nun da davalıya ait olduğunu, anasözleşme hükmü gereği bir paya bir şahsın sahip olması gerektiğinden zorunluluk nedeniyle davalının ortak olarak kaydedildiğini, aidatların ise payları oranında müvekkilleri ile davalı tarafından ödendiğini, ancak tamamlanan ve tapu tescil aşamasına gelen gayrimenkulü davalının tek başına tapuya tescili riski bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın %70 hissesinin davacılara ait olduğunun tespiti ile bu hisse oranında müşterek malik sıfatı ile davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu kooperatif hissesinin tüm ödemelerinin müvekkili tarafından yazılı belgelerle yapıldığını, davacıların ortaklığının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre, davalının kooperatife önce verip sonra geri aldığı belgede 1/2 hisse şeklinde yazılmasını istediği, tarafların birlikte müracaatı ile aynı hisseye birlikte ortak olmak istedikleri, ancak Kooperatifler Yasası'ndaki hüküm gereği sadece davacının ortak edildiği, ödemelerin davacı ve davalı tarafından ortaklaşa yapıldığı, ancak davacı payının %70 değil %50 olduğu gerekçesiyle, dava dışı kooperatifte 64 sırada kayıtlı 25 nolu üye S. Koçak adına kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümdeki hissede davacıların %50 hissesi olduğunun tespitine (938 nolu parselde) karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacılar, dava dışı kooperatifteki davalı Sami K. adına olan ortaklık payına gerçekte kendilerinin %70, davalının da %30 oranında ortak olduklarını iddia etmektedirler. Mahkemece verilen hüküm davada taraf olmayan ve henüz tasfiye edilmediği anlaşılan SS Yeni Mahalle Sanayiciler Konut Yapı Kooperatifini de etkiler nitelikte olduğu anlaşıldığından, anılan kooperatifin de işbu davada bulunması gerekmektedir. Mahkemece, davacı tarafa SS Yeni Mahalle Sanayiciler Konut Yapı Kooperatifi aleyhinde ayrı bir dava açmak üzere uygun bir süre verilmesi ve dava açılması halinde, yeni açılacak davanın, temyize konu olan bu dava ile birleştirilmesi ve sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre ise; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 19.maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca kooperatif ortaklığı, en az bir payı içerir. Bu Yasa hükmü karşısında kooperatif ortaklık payı bölünerek, bir kısmı başka bir kişi adına tescil edilemez. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 19.maddesine aykırı olarak kooperatif payının bir kısmının devrine olanak verecek şekilde hüküm tesisi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy