(818 S. K. m. 41, 44, 46)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesince verilen 6.7.2000 tarih ve 1997/743-2000/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun trenden inerken, trenin aniden hareket etmesi sonucu uğradığı kazada bacağını kaybettiğini bundan dolayı maddi ve manevi zararı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1.000.000.- lira maddi ve 500 milyon lira manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, birleştirilen davada da; fazlaya ilişen 890.405.231.- liranın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hareket halindeki trenden atlaması sonucu kazanın meydana geldiği dolayısıyla davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, olayda davacının % 75, davalının ise % 25 oranında kusurlu oldukları, kaza nedeniyle davacının % 6,3 beden çalışma gücünü kaybettiği ve buna göre isteyebileceği maddi tazminatın 891.405.231.- lira olarak belirlendiği, davacının yaşı, çektiği elem ve acı sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında 400 milyon lira manevi tazminatın, takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 400 milyon lira manevi tazminatın birleştirilen dosyada 890.405.231.- lira maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak, davacı vekili, tazminat raporuna yaptığı itirazda müvekkili için hesaplanan tazminatın sadece aktif ( faal ) döneme ilişkin olduğunu ve emeklilik ( pasif ) dönemine ilişkin herhangi bir tazminat hesaplanmadığını bildirdiği halde, davacı vekilinin bu itirazı üzerinde durulup, bilirkişiden bu konuda ek rapor alınmak ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) no'lu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) no'lu bentte yazılı nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 19.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy