(818 S. K. m. 42, 51, 60) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.04.2000 tarih ve 1994/22 - 2000/281 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalılar vekillerince ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.02.2001 günde davalılardan Milten Ltd. Şti. avukatı Gülten Meydan ve Zeynep Akyar gelip, diğer davalılar ve davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden avukatı, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Yeniköy Kulakçayırı mevkiinde müvekkiline ait çelik boru isale hattının denizle bağlantılı bir gölet içinden geçtiğini, 1973 yılından beri bu bölgede davalılarca yapılan çalışmalar sonucunda göletin denizle ilişkisinin kesildiğini, 04.02.1993 tarihinde kalafat atması sonucu boruda arıza meydana geldiğini, işin aciliyetinden dolayı arızanın giderilmesi işinin müvekkilince bir şirkete yaptırılmasına karar verildiğini, iş bedelinin (32.455.091.053.-) TL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın 04.02.1993 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılardan Sülünkoç Ltd. Şti. vekili, 04.02.1993 tarihinde ihale edilen arızanın daha önce meydana geldiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını, arızaya davalılardan Ökten Ltd. Şti.nin sebep olduğunu, miyadı dolmuş boru hattının gölet suyunun yükselmesi fırsatı bilinerek davalılara yeniden yaptırılmak istenildiğini, müvekkilinin ruhsat tarihinden sonra hiçbir maden çıkarma faaliyetinde bulunmadığını savunmuştur.
Davalılardan Ökten Ltd. Şti. vekili, BK.nun 60 ncı maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, yasal süreden sonra bildirilen davacı kanıtlarının dikkate alınamayacağını, arızanın doğal nedenlerle meydana geldiğini, müvekkilinin ilgili alanda çalışma yapmadığını savunmuştur.
Davalılardan Mil-Ten Ltd. Şti. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin maden işletme alanının davalılar Yer Ltd. Şti.nden devralındığını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 20 yıllık olağan kullanım süresi dolan borunun doğal nedenlerle arızalandığını savunmuştur.
Diğer davalı Yer Ltd. Şti. vekili, kanalın 1986 yılında kapandığını ve zamanaşımının dolduğunu, müvekkilinin 1992 yılında çalışma sahasını devrederken kanalın arazide kalan kısmının açıl olduğunu, iptal edilen boru hattı (1300) metre iken yeni yapılan (6000) metrelik yeni hat bedelinin istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hasara ilişkin tutanaklara, sunulan konulara, yapılan keşfe ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde olduğu, gölet civarındaki devrelere ve davacıya ait bağlantı kanalına davalıların ayrı ayrı zamanlarda toprak yığmaları kanalın tıkanmasına ve gölet su seviyesinin yükselmesine yol açıldığı ve zararla davalılar eylemi arasında ortak illiyet bağı bulunduğu, hasar tarihinde yer isale hattı maliyetinin (23.959.608.832.)TL olduğu, arıza meydana gelmemiş olsa da davacının isale hattını yenilemeyi programına aldığından BK.nun 42 nci maddesi uyarınca tesisin yeniden yapılabilecek gider tutarının %30 oranında değer kazanacak olması nedeniyle bu oranda indirim yapılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (16.771.726.182.) TL.nın 04.02.1993 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekili ile eylemin ve eylem sorumluluklarının davacı tarafından en geç öğrenildiği tarih olarak kabulü zorunlu olan davacının 04.02.1993 tarihli yönetim kurulu kararının içeriğine göre zamanaşımı def'i yerinde bulunmayan davalıların aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, yapılan keşif sonrası ilk bilirkişiler kurulunca düzenlenen 12.02.1996 ve 15.06.1998 tarihli raporları ile ikinci bilirkişiler kurulunca evrak üzerindeki incelemeye dayalı olarak düzenlenen 17.01.2000 tarihli rapor, gerek içerik gerekse bilirkişilerin sıfatı ve uzmanlık alanları bakımından davacı idareye ait su isale hattında oluşan hasarın nedenlerini, kapsam ve niceliği ile sorumlularını doğru biçimde belirlemeye elverişli değildir.
Bu bakımdan, birer jeoloji ve maden mühendisi ile hasar uğrayan isale hattı yapımı konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurul eşliğinde ilgili yerde keşif yapılıp, davalıların maden arama faaliyeti yürüttükleri arz kesimlerine ait haritalar zemine uygulanıp saptandıktan sonra hasarı doğuran gölet ile deniz bağlantısını sağlayıcı drenajın tıkanması ve sonucunda gölet düzeyinin yükselmesine davalıların dekopaj çalışmalarının ne şekilde etken olduğunun belirlenerek bu yöne ilişen davalı itirazlarının net olarak karşılanması, davalıların anılan çalışmalarının bu hasara birlikte mi yoksa tek başına mı yol açtığının aydınlatılması ve böylece davalıların varsa sorumluluğunun kapsam ve derecesinin açıklığa kavuşturulması, ayrıca, hasarın dolaysız sonucu olarak ortaya çıkan zararın ayrıntılı ve dökümlü olarak hesaplattırılması, değinilen yönlere ilişkin iki bilirkişi kurulunca bildirilen görüşler arasındaki kısmi çelişkiler giderilerek uyuşmazlığın çözüme bağlanması gerekmektedir.
3- Tacirler arasındaki haksız eylemden doğan davada davacının istemi doğrultusunda 3095 sayılı Kanun'un 2/3 ncü maddesi hükmü uyarınca hüküm altına alınan alacağa reeskont oranında temerrüt faizi işletilmek gerekirken, gerekçe gösterilmeksizin yasal faize yürütülmesi de kabule göre doğru olmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
4- Öte yandan, davalılardan Mil-Ten Müt. Hafr. Ltd. Şti.nin diğer davalı Yer Maden San. TAŞ.'den maden işletme hakkını 07.09.1992 tarihinde devralmış bulunduğu Maden Daire Başkanlığı yazısından anlaşılmakla, BK.nun 51 nci maddesinde öngörülen eksik teselsül hükümleri uyarınca bu davalının sorumluluğunun maden arama ve işletme hakkını devraldığı tarihten sonraki keşif ile sınırlı olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, sınırlı olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması yine kabule göre yerinde görülmediğinden, davalı Mil-Ten Ltd. Şti. vekilinin de bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle taraflar yararına, 3.bentte açıklanan nedenlerle davacı ve 4.bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Mil-Ten Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, (100.000.000.) TL vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil edilen davalılardan Mil-Ten Ltd. Şti.ne verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy