(1086 S. K. m. 205)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesince verilen 16.2.2000 tarih ve 1998/748-2000/54 sayılı kararın incelenmesi duruşmalı olarak davacı karşı davalı .... Bank. Davalı karşı davacı ....vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.12.2000 günde davalı karşı davacı avukatı ile davacı karşı davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili banka ve yöneticileri hakkında gerçekdışı iddialar yazdıklarını, hakaretler yaptıklarını ve saygınlıklarını zedelediklerini ileri sürerek 50.000.000.000 lira manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin savunma görevinin sınırları içinde çeşitli isnatlarda bulunduğunu, basında çıkan haberlerle ilgisinin bulunmadığını ve aleyhine yapılan kötü niyetli şikayetten zarar gördüğünü ileri sürerek, davanın reddini istemiş, karşı davada ise müvekkilinin uğradığı manevi zarar karşılığı 5.000.000.000 lira manevi tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının diğer davalı vekili olarak davacıya gönderdiği 27.1.1998 tarihli ihtarda suç isnadı ve hakaretlerde bulunulduğu, bu tür iddiaların basına da yansıdığı, davalının aynı iddiaları ileri sürerek açtığı alacak ve tazminat davasının reddedildiği, diğer davalının vekilin yaptığı haksız fiilden sorumlu olamayacağı ve karşı davanın ise süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 1.000.000.000 lirasının faiziyle bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafın davacıya gönderdiği 27.1.1998 tarihli ihtarda yer alan ifadelerin suç isnadı ve hakaret niteliği taşıdığı gerekçesiyle davalı avukat aleyhine hüküm kurulmuş; kararın gazetede ilan isteği, diğer davalı hakkındaki dava ve karşı dava reddedilmiştir.
Anılan ihtarın muhataplarından olan davacı kuruluşları ve elamanlarının, hileli işlemle ihtar keşidecisinin borçlularından mal kaçırmakla, hile ve desiselerle haksız çıkar sağlamakla, dolandırıcılık ve emniyeti suiistimal suçlarını işlemekle suçlandığı ihtar içeriğinde açıkça yer almaktadır. Bu ifadelerin yanlar arasındaki hukuki çekişmeyi açıklamak için değil, davacı tarafı tahkir etme ve üzerinde manevi baskı kurma amaçlı olarak kullanıldığı ve avukat olan davalının, banka olan davacıya yönelttiği suçlamalarla savunma hakkının sınırlarını çoktan aştığını bilmesi gerektiği açıktır. Öte yandan HUMK. nun 205. maddesi uyarınca, takas ve mahsup dışındaki taleplere dair karşı davanın incelenebilmesi için asıl dava ile bağlantılı olması gerekeceğinden, karşı davayı, asıl davadan ayrılabilir bir dava olarak görme imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, karşı davanın süre yönünden reddi kararında da bir yanlışlık bulunmamaktadır.
Karar özetinin gazetede yayınlanması, manevi tazminat istemi yanında ileri sürülebilir ise de, somut olayda, saldırıların asıl gönderilen ihtarname ile yapıldığı nazara alındığında, bu isteğin reddi yolundaki mahkeme takdirinde de sonucu itibariyle bir hata görülmemiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yukarda açıklanan nedenlere göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 100.000.000 ar lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.400.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 12.240.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy