(2918 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manavgat Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.09.2000 tarih ve 1999/307 - 2000/245 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İhlas Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacıları bulundukları araçların karıştıkları kaza sonucu müvekkiline ait aracın hasarlandığını, yaptırılan tesbitte aracın ön kısmında 672.453.000.-TL.lık, arka kısmında 331.909.000.-TL.lık hasar olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 672.453.000.-TL.nın davalılar Feridun Arıkan, Gülfiye Arıkan ve İhlas Sigorta A.Ş.den, 331.909.000.-TL.nın ise diğer davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İhlas Sigorta A.Ş. vekili, kazaya birden fazla aracın karıştığını ve KTK.nun 96 ncı maddesinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde belirlenen hasar miktarlarının dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle, 672.453.000.-TL.nın (davalı İhlas Sigorta A.Ş. poliçe limiti 500.000.000.-TL ile sınırlı olarak) davalılar Gülfiye ve Feridun Arıkan ile İhlas Sigorta A.Ş., 331.909.000.-TL.nın diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İhlas Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı İhlas Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu kazaya birden çok aracın karıştığını ve davacıya sigortalı araç dışında kazaya karışan 07 LR 134 plaka sayılı araç malikine proporsiyon uygulanarak bir miktar ödeme yapıldığını savunarak, buna ilişkin bir belge ibraz etmiştir.
2918 sayılı KTK.nun 96/1 nci maddesinde zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre, indirime tabi tutulacağı öngörülmüştür.
Anılan Kanun hükmü karşısında, davalının savunması dikkate alınarak, sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, yine anılan Kanun'un 99/1 nci maddesinde sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tesbit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar hükmü öngörülmüş olup, Dairemiz'in yerleşmiş uygulamasına göre söz konusu 8 günün bitiminde sigortacının temerrüde düşeceği kabul edilmiştir.
Bu halde mahkemece, belirtilen Kanun hükmü çerçevesinde davalının temerrüt tarihinin tesbiti ile sonucuna göre karar verilmek gerekirken, olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde yazılı nedenlerle, kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy