(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 9.9.1999 tarih ve 1998/735-1999/602 sayılı kararınca incelenmesi davalı İbrahim vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirketin kasko sigortası olduğu araca, davalıların aracının çarparak hasarlandırdığını ileri sürerek, TTK. 1301. maddesi gereğince 598.305.000 liranın 25.9.1997 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Mehmete ilanen diğer davalıya ise Tebligat Kanunu 35.maddesine göre tebligat yapılmış, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı İbrahim vekili temyiz etmiş ancak mahkemece, kararın süresinde temyiz edilmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı İbrahim vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK. 1301. maddesine dayanılarak açılmış rücuen tazminat davasıdır. Davalının, trafik sicilindeki adresine dava dilekçesi gönderilmiş, ancak bila tebliğ iade edilmesi üzerine TK. 35. maddesine göre tebligat yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Mahkeme kararı ise yine aynı şekilde TK. 35. maddesine göre trafik kaydındaki adrese çıkarılmıştır.
Ancak, davalının trafik kaydındaki adres 2.1.1991 tarihinde değiştirdiği ve değişikliği trafik siciline bildirdiği ve yeni adresin tescil belgesine de işlendiği gibi, trafik kaza tutanağında da değişen adresin zikredildiği ve davacı sigorta şirketinin davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.den tahsilat yapmak suretiyle bakiyesini dava konusu ettiği, tahsilata dayanak yapılan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde dahi davalının adresinin değiştirilen adres olduğu, buna rağmen dava dilekçesinin ve kararın Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünce yanılgı sonucu bildirilen eski adrese çıkarıldığı anlaşılmıştır. Çıkarılan bu davetiyelerin somut durum karşısında usulüne uygunluğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu durumda davalının temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile 5.1.2000 tarihli 1998/735-1999/602 sayılı kararın kaldırılarak işin özüne yönelik temyiz incelemesi yapılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalı hakkındaki usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilmediği anlaşılmakla, mahkemece öncelikle davada taraf tenkibi yapılmak ve işin esasına girilip bir karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde taraf teşkili yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy