(6762 S. K. m. 504, 512)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 25.11.1999 tarih ve 1998/228-1999/635 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada, davacı vekili, müvekkilinin iki ortaklı davalı şirkette %1 paya sahip olduğunu ve şirkete 2 milyar lira borç verdiğini, borcun şirket kayıtlarında yer almasına ve bu para ile şirket borçlarının önemli bölümünün ödenmiş olmasına rağmen bu paranın diğer ortak aynı zamanda şirket müdürü olan M. S. tarafından müvekkiline iade edilmek istenmediğini, bu kişinin şirket muhasebecisi olan kardeşi A. Ç.'e attığı iftira sonucunda kardeşinin tutuklu kaldığını, bu nedenlerle artık aradaki güven ve saygının bitmesi nedeniyle şirket ortaklığını yürütmek imkanı kalmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirket ile olan ortaklığının giderilmesine ve payına göre şirket mallarının bölüştürülmesini, dava tarihine kadar kar ve şirket gelirlerinden müvekkili hissesine düşen miktarın ödenmesini, birleşen davada ise borç olarak verilen 2 milyar liranın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada davacının şirketin tasfiyesi anlamına gelen malların paylaşımını isteyemiyeceğini, birleşen davada ise davacının kardeşi olan A. Ç.'in aradaki husumet nedeni ile davacı lehine alacak kaydetmiş olabileceğini, paranın şirket hesabına aktarılmadığını, kasa fişi düzenlenmesi ve fişin şirket müdürünce imzalanması gerekirken böyle bir belgenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda iki ortaklı limited şirkette ortaklardan birinin TTK.nun 512/1 ve 504/2. maddeleri uyarınca ortaklıktan çıkamıyacağı, asıl davadaki talebin çıkma ve çıkma payına ilişkin olduğu, birleşen dava yönüyle ise davacının verdiği iddia edilen paranın kasa ve yevmiye defterlerinde ve bilançoda davacı alacağı olarak kayıt gördüğü, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmaması nedeniyle kayıtların davalı şirket lehine delil olamıyacağı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 2 milyar liranın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, birleşen dava yönüyle davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 38.000.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy