(1163 S. K. m. 27) (818 S. K. m. 84, 86)
Taraflar arasındaki davanın Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 11.11.1999 tarih ve 1999/159 - 1999/605 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Kadir K.'dan kooperatif ortaklığını devraldığını, devrin pay defterine işlendiğini, ancak davalı kooperatifin 10.05.1996 tarihli yazı ile müvekkilinin ortak olmadığını bildirerek aylık ödentileri kabul etmediğini, kesinleşen mahkeme kararı ile müvekkilinin ortak olduğunun tespit edildiğini, davacının 2.130.750.000.- lira birikmiş aidat borcunu davalı kooperatife havale ettiğini, kooperatifin 22.02.1999 tarihli ihtarname ile üyelik ödentileri dışında 3.034.087.500.- lira gecikme cezasını ödemesini istediğini, davalının muaraza yarattığı dönem için gecikme cezası isteyemeyeceğini ileri sürerek müvekkilinin davalı kooperatife 3.034.087.500.- lira borçlu olmadığının tespitine, birleşen dava ile de 29.06.1999 günlü genel kurulda davacının ihracına dair kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 10.02.1999 tarihine kadar hiçbir ödemede bulunmadığını, davacının kooperatife bizzat veya kooperatif hesaplarına aidat yatırmadığını, tevdi mahalli isteyip buraya da ödemediğini, davacının genel kurul kararları doğrultusunda gecikme faizi ödemek durumunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar davacının üyeliği konusunda davalı kooperatif muaraza çıkarmış ise de, bu hususun davacıyı gecikme cezası ödemekten kurtarmayacağı, davacının faiz borcundan kurtulmak için tevdi mahalli isteyerek aidatları ödemesi gerektiği, davacının kısmi ödemesinin BK.nun 84 ve 86.maddesine uygun olarak öncelikle faizden mahsup edilerek, kooperatifler tarafından davacıya ikinci ihtarname gönderildiği, davacıya gönderilen ihtarların geçerli olduğu ve ihtara konu borcun ise tamamen ödenmediğinden davacı hakkındaki ihracın haklı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin asıl davadaki (menfi tespit) hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin birleştirilen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, kooperatif ortağının aidat ve gecikme faizi borçlarını ödemediğinden bahisle verilen ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı ortak, bir başkasından kooperatif hissesi devralmak suretiyle kooperatif ortaklığına kaydedilmiş, aradan uzunca bir süre geçtikten sonra davalı kooperatif 10.05.1996 tarihli yazısı ile davacıya üyeliğinin geçersiz olduğunu bildirerek davacının ortaklığını tanımamış ve aidat ödemelerini kabul etmemiştir. Açılan dava sonunda davacının kooperatif ortağı olduğuna karar verilmiş ve mahkeme kararı Dairemizin 26.10.1998 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Davacının birikmiş aidat borçları da bu çekişmeli döneme ilişkindir. Davacı 29.06.1999 tarihli ihraç kararının dayanağı olan ihtarnamelerde gösterilen miktar kadar borçlu olmadığının tespiti için ihraç kararı verilmezden önce 15.03.1999 tarihinde dava açmıştır.
Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesi uyarınca ortaklardan parasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri istemini belirtir ihtarnamelerdeki borç miktarının doğru olarak hesaplanması gerekir. Şayet kooperatif ortağı borç miktarına itiraz edip menfi tespit davası açmış ise, bu davanın sonucu beklenmeden ortaklıktan çıkarma kararı verilmemelidir.
Dava konusu olayda, davalı kooperatifin davacıyı ortak olarak tanımayıp, biriken borçların net olarak belirlenmesi için açılan menfi tespit davasının sonucu beklemeden ve asıl borcu belli olmadan ihraç prosedürünü devam ettirmesi yasaya aykırılık teşkil eder. Davacı hakkında verilen ihraç kararının dayanağı olan ihtarnameler usulünce düzenlenmediğinden Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesine aykırı olarak verilen ihraç kararının iptali gerekir. Açıklanan bu durum karşısında ihraç kararının iptali istemiyle açılan davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya (menfi tespit davasına) yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleştirilen davaya ilişkin kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy