(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Pendik Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 21.10.1999 tarih ve 1999/70 - 1999/1258 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait yer altı kablolarının, dere ıslah çalışması yapan davalı şirketin kepçeleri ile kopartılarak hasara uğratıldığını ileri sürerek 176.790.626.- lira'nın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Kadıköy'de bulunduğu ve dava dilekçesi Kadıköy adresine tebliğ edildiği halde davanın Pendik Mahkemesinde açıldığını savunarak, ayrıca kusur ve hasar miktarına, reeskont faizi talebine itiraz ederek davanın yetki ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda olayın Pendik'te meydana gelmesi nedeniyle yetki itirazının reddine ve davalı vekiline tebliğine karar verilmiş, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı şirketin davacıdan proje ve nezaretçi istediğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, hasar olasılığının bulunduğu hallerde iş makinası yerine elle kazı yapılması gerektiği dolayısıyla davalı şirketin kusurlu olduğu, 176.790.625.- lira hasar meydana geldiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, bu miktarın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından ibraz edilen deliller ile haksız eylemin gerçekleştiği kuşkusuz bir biçimde saptanmış olduğundan davalı tanıklarının dinlenmemesinin sonuca etkili bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Hasarın, davalı şirkete ait kepçe ile meydana getirilmesine, TTK.nun 3. maddesi uyarınca tacirin haksız eyleminin de ticari iş niteliğinde olmasına, 3095 sayılı Yasa'nın 2/3. fıkrasında arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş bulunmasına göre, olayda istem gibi reeskont faizine hükmetmek gerekirken, gerekçe gösterilmeden de yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün 1.paragrafında geçen yasal faiziyle sözcüklerinin çıkartılarak yerine T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi (değişen oranlar nazara alınarak) ile ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 2.955.550.- lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy