(1086 S. K. m. 92, 95)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Şişli 2.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 11.11.1999 tarih ve 1999/378-1999/906 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirketçe dahili su, yangın ve hırsızlık rizikolarına karşı poliçe güvencesi altına alınan işyerinin davalının işyerindeki muslukların açık bırakılması nedeniyle akan sulardan içindeki eşyalarla birlikte zarar gördüğünü, zararın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.385 USD.nin 18.6.1998 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça, daha önceden açılan davadan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddedildiğini, ortada kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın Şişli Asliye 5.Hukuk Mahkemesinde açtığı rücuen tahsil davası sırasında, davadan feragat ettiği ve bu nedenle davanın reddedilip kesinleştiği, HUMK. nun 92 ve 95. maddeleri gereğince, feragat ve kabulüne kesin hükmün tüm sonuçlarını doğuracağı, her ne kadar davacı vekilinin vazgeçmenin davalıda değil takipten vazgeçme olduğu ve boyanın mahkemece yanlış alındığı yolunda savunması var ise de bu savunmanın önceki davada ileri sürülmesi veya kararın temyiz edilmesinin mümkün olduğu, buna rağmen davacı tarafta gerek tavzih ve gerekse temyiz yoluna gidilmeksizin ilk kararın kesinleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 710.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy