(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6) (1086 S. K. m. 238) (556 S. KHK. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara Beşinci Asliye Ticaret Mahkemsei'nce görülerek verilen 30.12.1999 tarih ve 1999/505-1999/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin de süresinde veriliği anlaşıldıktan dava doyası için tetkiki hakimi tarafnıdan düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içersindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kozmetik eşyalarda kullanılmak üzere "E..." markasının tescili için yapıan başvurunun davalı enstitü'ce dava dışı yabancı şirketin itirazı üzerine reddidildiğini, oysa müvekkilinin 1992 yılından beri bu markayı kullandığını ve tescil için de dava dışı şirketten önce girişimde bulunduğunu, tanınmışlık iddiasının kanıtlanamadığını, markaların ilişkin olduğu mal sınıflarının farkıl oludğunu ileri sürerek, Enstitü'nün Yeniden İncelem ve Değerlendirme Kurulunun 5.8.1998 tarih ve M-375 no'lu red kararının iptalini talep etmiştir .
Davalı vekili, tescili istenilen markanın dava dışı şirkete ait tanınmış bir marka olması nedinyle 556 sayılı KHK. nın 8/4. maddesi uyarınca başvuru nun reddedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtalra dayanılarak, dava dışı şirkete ait "E..." markasını tanınmış bir marka olduğu ve Paris Konvansiyonu'un 6. mükerrer maddesi hükmü uyarınca farklı mal ve hizmetlerle ilgili olarak da sahibine koruma sağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının marka tescil isteminin davalı TPE, tarafından reddi ve sonrasında red kararına yönelik itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kurlu'nca reddedilmesi üzerine bu red kararının kaldırılması istemin ilişkindir.
Davalı Enstitü, davacı başvurusunun ilanından sonra dava dışı Fransız firmasının itirazını yerinde bularak, bu firmanın "E..." markasının dünyaca tanımış marka oludğu ve 556 sayılı KHK.nin 8/4. maddesine göre, farklı mal sınıfında dahi olsa bu markanın başkası adına tescilinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Böyle olmakla birlikte, dava dışı yabancı firmaya ait anılan markanın tanınmış marka olarak tescili olduğuna dair dava dosyasında bir bilgi belgeye rastlanmamıştır. Ancak mahkemece bu markanın dünya çapında tanınmış bir marka olduğunun herkesçe bilindiği HUMK.nun 238/2. maddesi hükmü uyarınca ayrıca ispatının gerekmetiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tescile itiraz edene dava dışı firma, dünya çapında tanınmı mark sahibi olduğunu iddia etmesine karşın buna ilişin belge sunamadığına göre, davacı vekiline bu firmaya karşı dava açması için uygun bir önel tanınması, davanın açılması halinde bu dava ile birleştirilip birlikte görülerek, anılan firmaya ait markanın dünyaca tanınmış bir marka olup olmadığı açıklığa kavuşturularak hükme bağlanması gerekirken, somut uyuşmazlıkta uygulama yeri olmayan HUMK.nun 238. maddesine yapılan gönderme ile yetilinmek suretiyle eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayalı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 100.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak kendisini duruşmada vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.6.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy