(2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki davanın Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 12.11.1999 tarih ve 1998/54-1999/248 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Gelibolu Vapur İskelesi'nin Bakanlar Kurulunun 21.6.1995 tarih ve 1995/7055 sayılı kararına göre hazine hissesi karşılığında, kuruluş sermayesine sayılmak kaydıyla müvekkiline devredilip, intifa hakkının tapuya şerh verildiğini, davalıya ait teknenin müvekkilinden hiçbir izin almaksızın Gelibolu-Çardak arasında araç ve yolcu taşımacılığı yaptığı ve iskeleyi 1167 kez kullandığı, tarife gereği oluşan iskele ve palamar ücreti alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iskele kullanım bedelinin Gelibolu belediyesince tahakkuk ve tahsil olunduğunu kaldı ki müvekkilinin davacının iddia ettiği tarihler arasında bu kadar sefer yapmasının fiziken imkansız olduğu, davacının iskele ve palamar ücreti altında ücret tahsiline yetkisinin bulunmadığını, davanın reddi ile %40 tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, dosyaya ibraz edilen jurnal defterinin alalade ajanda olup, motorların günlük seferlerinin rastgele yazıldığı, bu seferlerin hangi saatte ve ne şekilde yapıldığına dair herhangi bir açıklık bulunmadığı, deftere yapılan bilgilerin onaylanmadığı ve ayrıca belediye tarafından iskele ücretlerinin tahsil edildiği ve bu ücretlerin zamanında tahsilinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davada istem, mülkiyeti ve intifa hakkının davacı şirkete ait olduğu ileri sürülen Gelibolu iskelesine, davalıya ait teknenin birçok kez yanaşması nedeniyle tarifeler gereğince belirlenen iskele ve palamar ücreti alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalıdan tüm savunmalarında ve temyiz isteminde, davaya konu iskelenin mülkiyetinin belediye'ye ait olup, iskele kullanım ücretlerinin de çözümünde ilk aşılması gereken sorun, iskelenin mülkiyetinin kime ait olduğunun belirlenmesine ilişkindir. Hal böyle olunca mahkemece iskelenin mülkiyetinin davacıya mı, yoksa dava dışı belediyeye mi ait olduğu belirlenmeden, davalının belediye yapmış olduğu ödemelerin niteliği araştırılmadan ve iskelenin mülkiyeti belediye'ye ait olsa dahi, davacının uyuşmazlığa konu iskele üzerinde tekel hakkı bulunup, bulunmadığı ve tarifeler uyarınca belirlenen ücretleri davalıdan talep hakkı olup, olmadığı saptanmadan yazılı olduğu şekilde, noksan inceleme sonucu karar tesisi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 24.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy