(818 S. K. m. 42, 43) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 15.12.1999 tarih ve 1998/229-1999/275 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Gelibolu vapur iskelesinin müvekkili kuruma devredildiğini davalı şirketin sahibi ve işleticisi olduğu A.-4 isimli teknesi ile 1894 araç ve yolcu taşıması yapıp iskeleye yanaştığını, ayrıca Rafet Reis adlı tekne ile de, 172 sefer yapıp iskeleyi kullandığını, A.-4 isimli teknenin 5.335.500.000 lira Rafet Reis isimli teknenin de, 1.720.000.000 lira palamar ve iskele ücreti olduğunu ileri sürerek, toplam 7.055.000.000 liranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın doğru olmadığını, motorların düzenli bir programla çalışmadıklarını, bakım ve tamir amacıyla kızakta kaldıklarını, iskele parasını belediyeye ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, motorların düzenli bir sefer programlarının bulunmadığı, jurnal defteri olarak belirtilen deftere rasgele, bazen tekne isimleri de yazılmadan sefer sayısının yazıldığı ve bunun da herhangi bir resmiyetinin bulunmadığı, motorların bazen bakım ve tamir nedeniyle kızakta kalmalarına karşı bu tarihler arasında da, sefer sayılarının deftere işlenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava, iskele ve palamar ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, dava konusu olan Gelibolu İskelesi'nin işletme hakkının Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1989/431 Esas ve 1992/397 sayılı kararı ile Gelibolu Belediyesi'ne verildiğini savunmuş ise de, Bakanlar Kurulunun 21.6.1995 gün ve 1995/7055 sayılı kararla söz konusu iskelenin işletme hakkının davacı Türkiye Denizcilik İşletmesine verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğundan davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; davalıya ait teknelerin davacının işlettiği iskeleden yararlandığı davalı tanıklarınca beyan edildiği gibi, esasen bu husus taraflar arasında ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, davacının isteyebileceği alacağın miktarı konusundadır. Davacı tarafın iskele işletmesine ait defterlerinin düzenli olarak tutulmadığı anlaşılmakta ise de, Deniz Ticaret Odası, Liman İdaresi Başkanlığı vb. resmi kuruluşlardan davalıya ait teknelerin kullanım amacına ve mevsim durumuna göre günde kaç sefer yapabileceği ve kaç araç taşıyabileceği, davalı taraf söz konusu seferlere ilişkin rüsum ödediğini beyan ettiğine göre, söz konusu rüsum tarihleri de, anılan teknelerin sefer tarih ve sayısını gösterebileceğinden bunlara ilişkin kayıtların ilgili Belediyeden istenmesi, tüm kanıtlar toplandıktan sonra dosyanın bu konuda uzman bilirkişi ya da kişilere gönderilerek davacının isteyebileceği alacak miktarının saptanması ve saptanamadığı takdirde, BK.nun 42-43 ncü maddeleri uyarınca, uygun bir miktara hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy