(6762 S. K. m. 336)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 15.09.1999 tarih ve 1996/1262 - 1999/840 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Ekip Yapı Malzemeleri Pazarlama AŞ.nin müvekkilinden 850.000.000.- lira'lık mal satın alıp 13 adet bono verdiğini, vadelerinde ödenmeyen bonolar için başlatılan icra takiplerinde şirket merkezinin boşaltılıp terkedildiğinin tespit edildiğini, yönetim kurulu başkanı davalı Mehmet Aksoy'un Amerika'ya kaçtığını, haciz işlemi yapılması imkanı kalmadığını, borçlu şirketin yönetim kurul üyeleri ve ortakları olan davalıların şirket mal varlığına intikal ettirmeleri gereken mal satış bedellerini şirket hesabına intikal ettirmeyip, kendi şahsi hesaplarına geçirip taşınmaz alımında kullandıklarını ileri sürerek 850.000.000.- lira'nın 01.10.1990 tarihinden itibaren % 54 faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mehmet Aksoy vekili, davacıdan malı satın alanın Ekinciler Paz. AŞ.nin husumetin anılan şirkete yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın TTK. nun 336. maddesine dayanılarak şirket yönetim kurulu ve ortaklarına karşı açılan alacak davası olduğu, şirket ortaklarının şirket alacaklılarına karşı sorumlu olmayıp ancak yönetim kurulu üyeleri ile birlikte anlaşarak alacaklının zararına hareket ettiklerinin kanıtlanması halinde sorumlu olacakları, buna göre şirket ortağı olan Zeki Süha Cansın hakkındaki davanın reddi gerektiği, şirket yöneticilerinin satın alınan emtiaları şirketten kaçırdığı ve emtiaların şirketin aciz halinde iken alındığının kanıtlanamadığı, 18.01.1990 tarihli 100.000.000.- lira bedelli bononun keşidecisinin Ercan Çetiner olması ve davalı Mehmet Aksoy ile işbirliği içinde olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle davalı Mehmet Aksoy'un sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hukuk usulümüzde dahili davalı müessesesi bulunmadığından, dava açıldıktan sonra davaya dahil edilmek istenilen Bedriye Esen Aksoy ile Sevim Şenocak hakkında hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TTK. nun 336. maddesi uyarınca anonim şirket yöneticileri ile yöneticilerle birlikte hareket eden şirket ortağından tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dışı Ekin Yapı Malzemeleri Pazarlama AŞ. nin müvekkilinden satın aldığı malzemelerin bedelinin ödenmediğini, bu malzemeler ile şirkete ait değerlerin anonim şirket yerine davalıların kendi mal varlığına geçirdiklerini iddia etmektedirler. Davacı şirket, dava dışı Ekin Yapı Malzemeleri Pazarlama AŞ. ne 1990 yılı haziran-eylül aylarında toplam 850.000.000 TL tutarında mal satmıştır. Kocasinan Vergi Dairesi ise, dava dışı şirketin Eylül 1990 tarihinden itibaren gayri faal olduğunu bildirmiştir. Bu konuda dava dışı şirket kayıtlarının ise incelenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, TTK. nun 336/3 maddesi uyarınca şirkete ait ticari defterleri ibraz etmeleri için dava dışı Ekin Yapı Malzemeleri Pazarlama AŞ. merkezine ve şirket yöneticilerine meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek, dava konusu olaydaki tarihler ve işlemler dikkate alınarak davacı şirketten alınan malzemelerin dava dışı şirkette mi, yoksa davalıların şahsi işlerinde mi kullanıldığının tespiti gerekir. Ayrıca, davalıların defter tutmakla yükümlü olup olmadıkları ve defter tutmakla yükümlü iseler davalıların da defter kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. Mahkemece tüm bu hususlar araştırılarak, davalıların TTK. nun 336.maddesi uyarınca davacı şirkete karşı sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy