(818 S. K. m. 53) (6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 10.11.1999 tarih ve 1999/430 - 1999/917 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının maliki bulunduğu aracın müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araçla çarpışması sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, davalı tarafın 6/8 oranında kusur oranına tekabül eden 420.000.000.- lira'nın davalıdan ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, olayda kendi aracını kullanan kişinin kusurlu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde, olayda davalıya ait aracı kullananın 3/8 oranında kusurlu bulunduğu ve bu kusur oranına 210.750.000.- lira'nın tekabül ettiği, davacı ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faiz talebinde bulunmuş ise de, davacının, davalıya gönderdiği ihtarnamede 7 günlük süre tanıdığı ve temerrüdün bu sürenin bitim tarihi olan 04.08.1998 tarihinde başlayacağı ve işin ticari nitelikte olmaması nedeniyle, ticari değil reeskont oranında faize hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, 210.750.000.- lira'nın 04.08.1998 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece 08.10.1999 tarihli keşfe dayanarak aldırılan bilirkişi raporunda, davalı yanın 5/8, davacıya sigortalı araç sürücüsünün 3/8 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalının rapora itirazı üzerine dosyanın yeniden aynı bilirkişiye gönderildiği ve aynı bilirkişinin aynı olgulara dayanarak bu kez davalının 3/8, davacı sigortalısının 5/8 oranında kusurlu olduğunu belirlediği, ancak kusur oranları yönünden iki rapor oranında çelişki oluşturulduğu tesbit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dosyanın yeniden bu konuda uzman bilirkişilere gönderilerek kusur oranının saptanması ve raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra karar verilmek gerekirken, BK.nun 53 ncü maddesi uyarınca, hukuk hakiminin ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı olmayacağı düşünülmeden, ceza dosyasındaki raporun etkisinde kalınarak ve gerekçe gösterilmeksizin 2. rapora itibar edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacı vekili dava dilekçesinde alacağa reeskont oranında temerrüt faizi uygulanmasını istemiştir. TTK.nun 3ncü maddesi uyarınca, ticari müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmış ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmazsa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin TC. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont oranında faiz istenebileceği öngörülmüştür. Dosya içerisinde davalıya ait aracın trafik kaydına rastlanmadığından aracın ticari nitelikte olup olmadığı saptanamamıştır.
O halde mahkemece, davalıya ait aracın trafik kaydı getirtilerek ticari nitelikte olup olmadığı saptanmak ve aracın ticari nitelikte olması halinde reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu istemin reddi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2000 tarihinde oybirliği le karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy