(6762 S. K. m. 1269, 1301)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 13.04.2000 tarih ve 1999/755-2000/390 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya davalıların malik ve sürücüsü bulundukları aracın tam kusurlu biçimde çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 169.327.157 TL tazminatın 27.08.1997 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. Tic. A.Ş. vekili davacının davasına dayanak aldığı ibranamedeki imzanın, davacı sigortalısı şirkete ait imza sirkülerindeki imza ile benzeşmediği, sigortalı araç malikinin K... Finansal Kiralama A.Ş. olmasına rağmen, ibranamenin K. Bank A.Ş. ce verildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davalı M. Sigorta A.Ş. vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalıya ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 142.000.000 TL tazminatın 27.08.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, sigorta ettiren ile sigortalı genellikle aynı kişi ise de, somut olayda olduğu gibi bazı durumlarda sigorta ettiren kendi menfaatini değil de, bir başkasının menfaatini sigorta ettirmiş ise, sigorta ettiren bu durumda sigortalı sıfatını taşımaz. Sigorta bedelini alma, zararı tazmin ettirme hakkı lehine sözleşme yapılan kişiye aittir ki, bu kişiye (sigortalı) denir. Dava dosyasında bulunan 18.11.1996 - 18.11.1997 dönemine ait poliçede yapılan incelemede sigortalının K. Finansal Kiralama A.Ş. sigorta ettirenin ise K. Bank A.Ş. olduğu, zararı tazmin ettirip davacı sigortayı ibra edeninde, sigorta ettiren K. Bank A.Ş. olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacının sigorta ettiren durumundaki K. Bank A.Ş. yararına zararı tazmin edip, karşılığında ibraname alma nedeninin TTK'nın 1269. maddesi kapsamında araştırılıp, davacının TTK'nın 1301. maddesi uyarınca zarar sorumlusuna karşı rücu hakkı bulunup bulunmadığı saptanmadan yazılı olduğu şekilde, yetersiz inceleme sonucu hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy