(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 18, 249) (Gümrük Hattı Dışı Eşya Satış Mağazaları ve Depoları Yönetmeliği m. 4, 5)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 28.3.2000 tarih ve 1999/114-2000/179 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işletmeden ihale ile kiraladığı gümrük hattı dışı eşya satış mağazaları için gümrük müdürlüğünün havaalanında fiilen çalışmaya başlamaması nedeniyle çalışma izni alınamadığını mevzuat gereği izin alınmadan mağazaların çalışamayacağını, hukuki ve fiili imkansızlığa rağmen davalının ihale açtığını, bu nedenle kusurlu olduğunu, sözleşmenin feshi için davalıya ihtar çektiklerini, ileri sürerek ihtar tarihine kadar ödemek zorunda kalınan 83.520 USD. kira bedeli ile 2.191.600.000 lira gecikme faizinin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda sözleşmenin özel şartlarında yazılı geçici maddeye göre gümrük idaresinden izin alma işinin kiracının davacıya ait olduğu, gümrük müdürlüğünün de havaalanında kurulduğu ve dava tarihinde çalışır durumda olduğu davacının basiretli bir tacir olarak girdiği ihalenin koşullarını ve sonuçta ortaya çıkabilecek gelişmeleri öngörüp gerekli tedbirleri alması gerektiği, işin özelliğine göre koşulları bilerek sözleşmeyi imzaladığı, dolayısıyla sözleşmenin öngördüğü edimleri yerine getirmekle yükümlü olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme kira sözleşmesinden kaynaklanan istirdat davasıdır.
Taraflar arasında imzalanan 5.8.1998 tarihli sözleşmenin yürürlüğe girebilmesi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının o yerde gümrük teşkilatı kurmasına bağlıdır. Free Shop işletilmesi, Gümrük Hattı Dış, Eşya Satış Mağazaları ve Depoları Yönetmeliğine tabi olup 4. ve 5. maddeler gereğince izne tabidir. İzinsiz açmak ve işletmek işleten için kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır. Bu yöndeki hükümler davalı işletmeyi de bağlar ve devlet otoriterinin vereceği izne bağlı olan böyle bir yer için izin verilmeden önce sözleşmenin ifası istenemez. BK.nun 249. vd. maddeleri uyarınca sözleşmeden amaçlanan şekilde kullanılmaya ve işletmeye elverişli bir durumda kiracıya teslim edilmeyen yer için kiracıdan ediminin ifası istenemez. Davalı işletmenin, ihaleye çıkardığı yeri, her türlü idari kusurdan ve hukuki imkansızlık yaratacak sorunlardan arındırması gerekir. Aksi halde davalı hukuken kusurludur ve davalı sözleşmenin geçersizliğinin nedeni durumundadır. Böyle bir durumda tarafların birbirlerine karşı yerine getirdikleri edimlerin iadesi gerekir. Davacı kiracıya izin alma işini bırakan geçici maddede kiralayan lehine konulan ve edimlerin ifasının devamına ilişkin hükme dayanılarak sözleşmeye geçerlilik verilemez. Davacıya yüklenen izinleri, davacının ihtiyarında olan, alınması makul ön izin ve ruhsatlar olarak anlamak gerekir. Yoksa Kamu düzenini ilgilendiren ve davacının ihtiyarında olmayan izinler olarak anlaşılmamalıdır. BK.nun 18. maddesine göre sözleşmedeki hükümler tarafların iradelerine ve amaçladıklarına göre yorumlanmalıdır.
Somut olayda, 27.10.1998 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre Çorlu Havaalanında Gümrük Müdürlüğünün kurulması 8.10.1998 tarihinde kararlaştırılmış ise de davalının temyize cevabında belirttiği üzere 26.2.1999 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak hizmete başlamıştır. Öte yandan İçişleri Bakanlığının 6.8.1998 tarihli oluru ile Çorlu Havaalanı geçici hava hudut kapısı haline getirilmiş ise de davacının 26.10.1998 tarihinde yaptırdığı tespit ile havaalanında fiilen trafiğin başlamadığı mağazaların faaliyette bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hava alanının ve gümrüklerin hukuken kurulması değil, fiilen hizmete başlayıp başlamadıkları önemlidir. Mahkemece, hukuken kurulmaya önem vermiş, fiili durumu araştırmamış ve tartışmamıştır.
Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabul ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy