(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 8.2.2000 tarih ve 1999/489-2000/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sürücü davalının alkollü araç kullanarak 3. kişi durumundaki iki araca çarparak hasar verdiğini, müvekkilinin hasar görenlere poliçe limiti olan 250 milyon lira ödemede bulunduğunu ileri sürerek bu miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hasan Zer, duruşmada kusur ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, duruşmada davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, 250 milyon lira olan limitten fazla hasar meydana geldiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Hasan Zer temyiz etmiştir.
1- Dava, zorunlu Mali sorumluluk Sigorta şirketinin, sigortalısı işletene karşı TTK. nun 1301. maddesi uyarınca açtığı rücu davasıdır.
Makine yüksek mühendisi olan tek kişilik bilirkişiden alınan raporda, 1.50 promil alkolün, olayın sonucu ile illiyet bağlantılı olduğu şeklinde bir açıklamada bulunulmuş, bu rapor mahkemece yeterli görülerek, hükme esas alınmıştır.
Oysa; ZMSS. Genel Şartlarının 4/d maddesinde olayın sürücünün alkollü içki almış olması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş bulunmasından ileri gelmesi halinde sigortacının işletene rücu edebileceği belirtilmiştir. Bu nedenle, alkollü araç kullanmak tek başına sigortalıya rücu için yeterli olmayıp, olayın meydana geliş şekli itibariyle kaza ve hasarın, münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisi altında meydana geldiğinin de tespitine bağlıdır.
Bu durumda mahkemece, nöroloji uzmanı bir doktor, trafik ve hasar uzmanı ile hukukçu kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, yukarıda açıklanan esasların ışığında rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan, yetersiz bilirkişi ve raporuna dayanılarak eksik inceleme sonucu, davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hasan Zer'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy