(1086 S. K. m. 432, 445, 446) (7201 S. K. m. 21, 32, 35)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.02.2000 tarih ve 1999/517 2000/55 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ... Tic. Ltd. Şti. nin ortağı olduğunu, şirketin tasfiyesi istemiyle 02.03.1999 tarihinde açılan davada usulüne uygun tebligat yapılmaması sebebiyle müvekkilinin yokluğunda karar verildiğini ileri sürerek Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.1999 gün ve 1999/772 sayılı kararı yönünden yargılamanın iadesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, tebligatların usulüne uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin HUMK. nun 445 ve 446 ncı maddelerinde tahdidi olarak sayıldığı, tebligatın usulsüz olarak yapılması ve bu şekilde kararın kesinleştirilmesinin yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmadığı, usulsüz tebligatın sonuçlarının 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32 ncı maddesinde belirtildiği, buna göre muhatabın beyan ettiği tarihin tebligat tarihi sayılacağı, mahkemenin 1999/77 Esas sayılı dosyasındaki tebligatların Tebligat Kanununun 21 ve 35 nci maddelerine uygun yapıldığı, kaldı ki dava içindeki tebligatların usulüne aykırı olmasının temyiz sebebi olduğu, davacının usulüne aykırı olduğunu iddia ettiği tebligata ıttıla (öğrenme) tarihinin 29.11.1999 olup, yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği, 09.12.1999 tarihinde henüz HUMK. nun 432 nci maddesinde sözü edilen 15 günlük temyiz süresinin dolmadığı, incelenen dosya kapsamı itibariyle HUMK. nun 445/7 nci maddesinde belirtilen halinde söz konusu olmadığı gerekçesiyle, yargılamanın yenilenmesi isteğinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 18.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy