(556 S. KHK. m. 47)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 19.04.2000 tarih ve 1999/247 - 2000/163 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait,
markasının sigara üzerinde tüm dünyada ve Türkiye'de bilinip kullanıldığını, aynı markanın birçok ülkede giyim eşyalarında da, kullanıldığını, ancak bu markanın, bazı giyim eşyalarında kullanılmak üzere marka tescil başvurusunun davalı tarafından haksız olarak reddolunduğunu ileri sürerek, red kararının iptalini talep etmiş, 07.10.1997 tarihli dilekçe ile, dava konusunun "davacının markasının Türkiye'de çok tanınmış bir marka olduğunun tesbitine" yönelttiklerini ve talebi böylece ıslah ettiklerini belirterek, bu hususun tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, önceden tescilli ... markası bulunması nedeniyle istemin reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının markasının bir çok ülkede tescilli olduğu gibi, bir çok ülkede de, tescil başvurusunun yapıldığı ve tescil işleminin devam ettiği, davacının ... işaretinin marka olduğu sigaraların Türkiye ve Türkiye dışında bir çok ülkede satıldığı, ... markasının bir çok ülkede sigara dışında çok çeşitli ürünlerle ilgili tescil başvurusunun yapıldığı, ayrıca Türkiye'de 1994-1997 yılları arasında ... markalı sigaralarla ilgili Türkiye'de reklam ve promosyon çalışmalarının yapıldığının anlaşıldığı ve sözkonusu markanın tanınmış marka vasfına sahip olduğunun saptandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının ... markasının tanınmış marka olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 25.09.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy