(2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 8.2.2000 tarih ve 1999/834-2000/52 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalıların sahibi ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek,414.039.000 TL. sının, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Alim Uyarlı hasar miktarı ile kusur oranını kabul ettiğini bildirmiştir.
Davalı sigorta şirketi yargılama esnasında davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 414.039.000 TL'nin 5.12.1997 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı sigortacının poliçe teminatıyla sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca verdiği zararın rücuen tahsilini istemiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvurulduğu ancak bu tarihin belirsiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş davacının davadan önce davalı sigortaya başvurduğu tarihin saptanarak bu tarihten 8 iş günü sonrasının faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmesi gerekirken bu davalı açısından dahi faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak esas alınması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy