(6762 S. K. m. 3, 4, 136) (4389 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki davanın (İstanbul Beşinci Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 22.5.2000 tarih ve 2000/125-2000/515 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından İstenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin nama yazılı olarak birlikte hissedarı bulundukları davalı S....... A.Ş. hisselerinin 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararnamesi ile temettü hariç, ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi diğer davalı Fon'a devredilmesi sonucu Fon adına pay defterine tescil edildiğini, oysa Bankalar Kanunu'nun 14/5 maddesinde yazılı hisselere ilişkin el koyma usulünün uygulanmasından sonra hisselerin Fon'un mülkiyetine geçebileceğini, dolayısıyla bu aşamada hisselerin mülkiyetine vaki el uzatmanın haksız olduğunu ileri sürerek hisselere vaki muarazanın önlenmesine, haksız tescilin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı S vekili ile davalı Fon vekili, uygulama Bakanlar Kurulu kararına dayandığından davanın kararın iptaline yönelik ve bu itibarla da görevli yargı yerinin Danıştay olduğunu, öte yandan adli yargı görevli kabul edilse dahi husumetin Başkanlığa yöneltilmesi gerektiğini, kaldı ki, Danıştay'da iptal davasının halen derdest bulunduğunu savunarak davanın yargı yeri, husumet ve derdestlik yönlerinden reddini İstemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda davanın Bakanlar Kurulu'nun kararına yönelik olduğu, dolayısıyla davaya bakmakla görevli yargı yerinin Danıştay olduğu gerekçeleriyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bankalar Kanunu'nun 14. maddesine dayanılarak 4491 sayılı Kanun ile konulan geçici 2. maddesi uyarınca her türlü tedbiri almaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış bulunmaktadır. Bu yetkinin kullanımı cümlesinden alarak S......... A.Ş. yönetim kurulu 4491 sayılı Bankalar Kanunu ile değişik 4389 sayılı Kanun'un 14. maddesi 5 (a) fıkrası uyarınca banka hisselerini tamamen, talep ve banka hesabına aktarılan 24 Trilyon lira karşılığında Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu adına şirket pay defterinde kaydına 23.12.1999 günü karar verilmiş bulunmaktadır.
S
.. Anonim Şirketi TTK.nun 136. maddesinde düzenlenen ticari şirketlerden biridir ve davacıların bu şirketle sahip olduğu hisselerle ilgili işlemleri TTK.nun 3. maddesinde sayılanlar cümlesinden olan bir ticari iştir. Öte yandan, ticari davalar ve deliller başlığını taşıyan TTK.nun 4. maddesinin 6.bendinde Bankalar Kanunu'nun da doğan davaların ticari dava sayılmasının duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde hüküm altına almış bulunmaktadır.
Davacıların 1999/13765 nolu Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali için idari yargıda açtıkları dava bu dava için sadece "bekletici mesele" davalı kabul edilebilir. Açıklanan nedenlerden dolayı davacılar tarafından açılan davanın niteliği itibariyle adli yargının konusuna giren bir ticari dava olduğundan işin esasına girilerek gerekli kararın verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün (BOZULMASINA),ödediği temyiz peşin harcın İsteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
YKD Temmuz 2004
Full & Egal Universal Law Academy