(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 09.03.2000 tarih ve 1999/512-2000/137 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinin davalının maliki bulunduğu işyerinde başlayan yangının sirayeti sonucu yandığını, müvekkilince sigortalısına 2.601.565.000 TL hasar bedelinin ödendiğini, aynı olayla ilgili olarak (aynı) mahkemenin 1999/76 Esasına açılan ve halen derdest olan davanın işbu dava ile birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ödediği miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kaldı ki yangının binanın yapısından kaynaklanmadığını savunarak davanın esas ve usul bakımından reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda davacı sigorta şirketinin açtığı rücu davasının, sigorta ettirenin zarar sorumlusuna karşı açabileceği davanın zamanaşımına tabi olduğu, davacının sigortalısına 23.05.1998 tarihinde ödeme yaptığı, davanın haksız fiile ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 05.07.1999 tarihinde açılması karşısında zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nın 1301. maddesi uyarınca açılmış sigorta rücu davasıdır.
Davacı vekili, yangının başladığı işyerinin maliki aleyhine işbu davayı açarken dilekçesinde kiracı aleyhine açtığı bir başka davanın BK'nın 134. maddesi uyarınca işbu davanın zamanaşımını kestiğini ileri sürerek birleştirme talep etmiştir.
Gerçekten de yapı maliki ile kiracının müteselsil sorumluluğunun bulunduğu ve birine karşı zamanaşımı süresi dolmadan açılan davanın diğeri için işleyen zamanaşımı kestiği kabul edildiği takdirde işbu davanın zamanaşımı nedeniyle reddi kararı verilemeyecektir.
Ne var ki, mahkeme davacının sonuca etkili ve hukuki nitelikteki bu iddia ve talebi üzerinde durmamıştır.
Bu durumda mahkemece, kiracı aleyhine açıldığı bildirilen aynı mahkemenin 1999/76 esas sayılı dava dosyası celbedilerek yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının açıklanan iddia ve talebi incelenmek, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu davanın zamanaşımı nedeniyle reddi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy