(Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 12.04.2000 tarih ve 1998/75 - 2000/116 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan davalıya ait aracın çalınması üzerine, davalı sigortalıya 27.08.1996 tarihinde 1.350.000.000. lira ödenmiş olduğunu, aracın 06.11.1996 tarihinde bulunarak davalıya teslim edildiğini, genel şartlar uyarınca bu durumda davalının tazminatı iade etmesi veya aracın mülkiyetini sigortacıya geçirmesi gerektiğini, bu konuda davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını beyanla 1.350.000.000. lira'nın davalının aracı teslim aldığı tarihten itibaren reeskont oranında faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın bulunduktan sonra yapılan incelemede sahte ruhsat düzenlendiği, şasi ve motor numarası ile plaka numarasının değiştirilmiş olduğunun tespit edildiğini, soruşturmanın halen devam ettiğini, aracın müvekkiline yediemin sıfatı ile teslim edildiğini bu nedenle davacıya tesliminin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sigortalı aracın motor şasi numaraları değiştirilmiş halde bulunarak davalıya teslim edildiği, değerinin 1.200.000.000. lira olduğu, ödenen tazminat ile bulunma anındaki değerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, aradaki farkın hırsızlık sigortası nedeniyle uğranılan zarar olduğu gerekçesiyle 1.200.000.000. lira'nın 05.02.1997 tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan ve çalınma nedeniyle sigorta ettirene ödenen tazminatın istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan davalıya ait aracın 30.06.1996 tarihinde çalındığı ve bu riziko nedeniyle davalıya 27.08.1996 tarihinde ödeme yapılmış olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık 04.11.1996 tarihinde bulunup, 06.11.1996 tarihinde davalıya teslim edilen aracın çalınan araç olup olmadığı, dolayısıyla kasko sigorta genel şartları B.3.3.3.2 maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya arasında bulunan Cumhuriyet Savcılığı hazırlık evrakına göre; bulunarak davalıya teslim edilen aracın motor ve şasi numaraları ile plakasının değiştirilmiş olduğu, yeni bir ruhsatının bulunduğu tartışmasızdır. Ceza hazırlık tahkikatı ise devam etmekte olup, bulunan aracın davalıya ait çalınan araç olup olmadığı henüz belirlenmediği gibi, davalının teslim edilen bu araç üzerindeki zilyetliğinin malik sıfatı ile olduğunu kabul etmek mümkün değildir. O halde, mahkemece çalınan araç ile bulunan aracın aynı araç olup olmadığı konusundaki hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması ve aynı araç olduğunun kesinlik kazanması ve davalının tam olarak hakimiyeti altına girdiğinin belirlenmesi durumunda işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy