(2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 21. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.6.2000 tarih ve 1998/845-440 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sigorta Şirketi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların sahibi sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Davalı işleten vekili, kusur oranına ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak 420.406.250. TL sının, haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkiline ait araca verdiği zararın tahsilini istemiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvurulmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde haksız eylem tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi,
3- Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybı trafik sigortası kuvertürü dışında olduğundan, davalı sigorta şirketinin bu kalem zarardan sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde kazanç kaybının da davalı sigortadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy