(5846 S. K. m. 8, 13, 14, 16, 68, 70) (818 S. K. m. 42, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 14.10.1999 tarih ve 1996/159 - 1999/492 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Müşfik Akarcan'ın müvekkili kuruma ait 4 adet belgeselin yapımında görev aldığını eline geçirdiği görüntüleri diğer davalı Cine-5 televizyonu için hazırladığı Mavi Sessizlik su altı belgeselinde kullandığını, oysa FSEK. nun 8/2 maddesi uyarınca, eser hakkı sahibinin müvekkili kurum olduğunu, davalı televizyonda yayınlanan belgeselin kuruma ait 4 belgesel ile konusu, müziği ve konuşma metinlerinin yer yer tamamen aynı, bazen kısaltılmış ve değiştirilmiş olduğunu ileri sürerek şimdilik 100.000.000.- lira rayiç gösterim bedeli ile 4.950.000.000.- lira manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cine-5 vekili, yaptıkları sözleşme uyarınca diğer davalının, eser sahibi olduğu ve 3. kişilerin eser üzerinde hakkı bulunmadığı konusunda müvekkiline taahhütte bulunduğunu dolayısıyla yayında bir kusurlarının olmadığını, istenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, yasal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, kendisinde kalan ham bantlar dışında davacıya ait görüntü bandı olmadığını, davacı ile kameraman Haluk Cecan arasındaki istisna sözleşmesinde eser sahibi olarak kabul edilen Haluk'a ait görüntüleri ondan satın aldığını, dolayısıyla davacının dava hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda davacının FSEK. nun 8. maddesi uyarınca eserin sahibi olduğu, dava hakkının bulunduğu davalı Cine-5 AŞ.'nin, görüntülerin diğer kanallarda daha önce gösterime sunulup sunulmadığını özenle araştırma yükümlülüğünde olduğu, davalılar arasındaki sözleşmede yazılı bedelden yola çıkılarak maddi zararın raporda 1.580.864.000.- lira olarak hesaplandığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 100.000.000.- lira'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar Cine-5 AŞ. vekili ile Müşfik Akarcan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
a) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Dava, davacı tarafından yapımı gerçekleştirilen sualtı belgesel filmlerinin davalılar tarafından kullanımından dolayı 5846 sayılı FSEK. nun 68. ve 70. maddelerine göre maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
FSEK. nun manevi haklar başlıklı 13, 14, 16. maddelerindeki hakların ihlal edilmesi halinde eser sahibi, 70. maddeye dayanarak manevi tazminat davası açabilir.
Dava konusu belgeselin, davacıya ait 4 belgesel ile konusu, müziği, konuşma metinlerinin değiştirildiği, kısaltıldığı, başka isim altında yayınlandığı bilirkişi raporu ile sabittir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, manevi hakların ihlali sebebiyle manevi davası açabilmek için eser sahibinin kişilik haklarının da tecavüze uğramış olması koşul değildir. FSEK. nun 70. maddesi, manevi tazminat istemini kişilik haklarının ihlalinden bağımsız olarak hükme bağlamıştır. Bu bakımdan BK. nun 49. madde hükmünü, FSEK. nun 70. maddesinin tamamlayıcısı veya onun yerine ikame edilecek bir hüküm olarak görmemek gerekir. Zira, bu iki hükmün yaptırıma bağladığı menfaatler birbirinden farklıdır. Zarar miktarının tayini hususunda hakim, BK.nun 42/2. maddesi hükmüne göre takdir yetkisine sahiptir.
Bu durumda, mahkemece, davacının manevi haklarının ihlal edildiği kabul edilerek bir miktar manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken BK. nun 49. maddesinin koşulları oluşmadığından bahisle bu yöndeki talebin reddi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Cine-5 vekili ile diğer davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı fazla alınan 620.000.- lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy