(2918 S. K. m. 95, 96, 97, 98, 99) (6762 S. K. m. 1301) (YHGK. 16.06.2004 T. 2004/11-359 E. 2004/366 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.7.2001 tarih ve 2000/508-2001/583 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını ileri sürerek sigortalılarına ödedikleri 464.837.334 TL.nin 30.9.1999 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, poliçe limiti ile gerçek hasardan sorumlu olduklarını savunmuştur.
Davalı Karınca Kargo Ltd.Şti. davaya yanıt vermemiştir.
Davalı İsmail Ağdere, 23.11.2000 celse davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı sigorta şirketinin 12.8.2000 tarihinde davacıya 226.390.000 TL. ödediği davacının da trafik sigortacısını hiçbir hakkını saklı tutmadan ibra ettiği, bundan müteselsil borçlu diğer davalıların yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı aracın trafik sigortacısı olan davalı Güven Sigorta Şirketi tarafından davadan sonra 16.8.2000 tarihinde, davacıya 226.390.000 TL. ödenmiş ve ödeme belgesi ibraz edilmiştir. Davacı sigortacı imzaladığı 16.8.2000 tarihli ibraname ile davalı sigorta şirketini mutlak ve gayri kabili olarak ibra ettiğini belirtmesine göre, davalı sigorta şirketinin ödediği miktar ile sorumluluktan kurtulduğunun kabulü gerekir. Davacının davalı Güven Sigorta Şirketine verdiği ibranamedeki irade açıklaması, hem sigortacı hem de tazminat borçlusu yönünden ancak sigorta kapsamı ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Sigorta haddini aşan tutar için ise, herhangi hukuksal bir sonuç doğurması söz konusu olamaz. Zira, ibra iradesi yöneltilmiş olan sigorta şirketi, tazminat alacaklısı davacıya karşı poliçede yazılı miktardan daha fazla ödeme borcu altında olmadığından, fazlaya ilişkin ibra gereksiz bir işlemdir. Sigortacının gerçek amacı, sigorta şirketini ibra etmek olduğundan sigorta haddine kadar para alırken verdiği ibraname ile zararın geri kalan bölümünden vazgeçtiği sonucu çıkarılamaz.. Bu nedenle, sigorta haddi dışında kalan zararını, zarar verenlerden talep edebilir. Yani, trafik sigortacısının ödediği kısmı aşan zararını, zarar veren davalılardan talep etmesi mümkündür. Mahkemece, ödemeye ilişkin bu açıklamalar ve davacı vekilinin 22.5.2000 celse de diğer davalılar yönünden ücreti vekalet, masraf ve faiz yönünden davayı takip ettiklerini açıklamış olduğu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy