(1163 S. K. m. 27) (7201 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.9.2001 tarih ve 1999/530-2001/619 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken haksız olarak ortaklıktan ihraç edildiğini, zira; yasal hiçbir tebligatın yapılmadığını, müvekkilinin 30.9.1992 günlü yönetim kurulu kararı ile aldığı dairenin 3.şahsa kooperatif tarafından tahsisi ve teslim edildiği halde yakıt ve yönetim gideri olarak borç tahakkuk ettirildiğini, kooperatifin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, birinci ihtarnamenin davacının kooperatife bildirdiği adrese çıkarıldığını, ikinci ihtarnamenin ise, ilk adresten ayrıldığı anlaşılmakla kooperatifin kendi imkanları ile tespit ettiği adrese çıkarıldığını, ihraç kararının da borç ödenmemesi nedeniyle yeni adreste davacıya tebliğ edildiğini, daireyi de yönetim kurulunun tahsisi ile aldığını, bu konudaki ceza davasının devam ettiğini, davacıya ortak olmadan konut tahsis edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davacının davalı kooperatife adres değişikliğini bildirmediği, kooperatifin bilinen adrese ( 2 ) ihtar gönderdiği, ihtarların usulüne uygun olduğu, ihtarlardaki borcun ödenmediği gibi menfi tespit davasının da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davcı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Bir ortağın yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle kooperatiften ihraç edilebilmesi için; kooperatifçe, ana sözleşme ve Kooperatifler Kanununun 27. maddesine uygun düşecek şekilde borç miktarı açıklanmak ve oralarda gösterilen sürelerde verilmek suretiyle usulüne uygun tebligatların yapılmış olması gerekir. Usulüne uygun tebligatlar mevcut olmadığı takdirde, edimin yerine getirilmemiş olması tek başına ihraç nedeni olamaz. Bu itibarla mahkemece, borcunu ödemesi için davacıya usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı öncelikle araştırılmalıdır. Dava konusu olayda davacı, ihraç kararına esas alınan ihtarnamelerden 5.3.1999 günlü ilk ihtarın Tebligat Kanunu 21. maddeye uygun olarak tebliğ edilmediğini,19.3.1999 tarihli ikinci ihtarın kooperatife de bildirilen yasal ikametgahında tebliğ edilmediğini savunmuştur.
Kooperatif, ortağın itirazı halinde ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiğini ispat ile yükümlüdür. Bu itibarla mahkemece, davacıya yapılan tebligatların tebliğ belgelerinin celbedilip, davacıya Tebligat Kanunun hükümlerine uygun olarak ihtarnamelerin tebliğ edilip edilmediği incelenmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 1.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy