(556 S. KHK. m. 8, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2001 tarih ve 2001/630-141 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.03.2002 günde davacı avukatı Hasan Turgut Işıksal ile davalı avukatı Erdinç Güner gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Mavi Jeans markasını 27.06.1995 tarihinde tescil ettirerek bu marka altında blue jeans türü alt üst giyim eşyası üretip sattığını, bu markanın tanınmış marka seviyesine ulaştığını, davalının Mavi Sho+ markasını tescil ettirip yine aynı türde giysilerde kullandığını, giyim eşyaları üzerindeki markayı müvekkilini markasından ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak bastığını ve müvekkilinin markasının ününden yararlanmak istediğini, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz olduğunu ileri sürerek, davalı markasındaki Mavi sözcüğünün iptalini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, 50 milyar TL. maddi ve 50 milyar TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu markayı uzun yıllardan beri kullandığını, üretimini tescilli marka hakkına dayanarak yaptığını bir iltibasın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının devren aldığı Mavi Jeans markasının tanınmış seviyesinde olduğu, davalı tarafın daha sonra tescil ettirdiği Mavi Sho+ markasını kendi ürettiği giysilerde davacı markasını taklit eder şekilde kullandığı ve davacı markasından yararlanmayı amaçladığı, davacı ile davalı markalarında asıl yönlendirici sözcük olan Mavi sözcüğünün davalı markasından çıkartılması gerektiği, davalı taraf tescilli markasına dayanarak Mavi sözcüğünü kullandığından haksız rekabetten söz edilemeyeceği ve davacının maddi bir zararının olmadığı gibi, manevi zarara da uğramadığı gerekçesiyle, davalı markasında ki Mavi sözcüğünün iptaline, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı markasının tanınmış marka düzeyinde olmasına ve 556 sayılı KHK.nın 42/1.a-b maddeleri yollamasıyla aynı kararnamenin 8/II. maddesinde, Ancak,tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir. hükmü öngörülmüş olup, esasen somut olayda iptali istenen markanın aynı emtiada kullanılması da söz konusu bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 250.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy