(6762 S. K. m. 54) (818 S. K. m. 42, 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.7.2001 tarih ve 2001/751-133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı (karşı davacı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Karafırın isimli markayı 20.10.1995 tarihinde pastane, fırın, kafeterya, lokanta dallarında üretilen 116 tane ürün üzerine kullanma yetkisi ile tescil ettirip, bu markayı meşhur ettiğini, davalının aynı yazı karakterinde ve aynı büyüklükte Karafırın yazılı tabela asıp, yazışmalarda, ambalaj kağıtlarında, kartvizitlerinde kullanarak müvekkilinin markası ile iltibas yarattığını, davalının ticaret ünvanını Bafra Karafırın olarak tescil ettirdiği halde tabelalarda sadece Karafırın olarak kullandığını ileri sürerek, davalı ünvanındaki Karafırın ibaresinin silinmesine, haksız tecavüzün önlenmesine, 100.000.000 lira maddi, 100.000.000 lira manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, davacı Bafra Karafırın Ltd. Şti. vekili, markanın asli unsuru olmayan Karafırın sözcüğünün müvekkili tarafından daha önceden kullanıldığını ileri sürerek, Karafırın markasının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 27.3.2000 günlü kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının davacıya ait Karafırın markasını izin almaksızın kullanmak suretiyle tecavüzde bulunduğu, davacının maddi tazminat talebinden feragat ettiği gerekçesiyle, maddi tazminat talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava yönünden davalı ticaret ünvanında bulunan Karafırın ibaresinin ticaret sicilinden silinmesine, davacı markasına yapılan tecavüz ve haksız rekabetin menine, BK.nun 42 ve 43. maddeleri göz önünde bulunularak 100.000.000 lira manevi tazminatın davalıdan tahsiline, birleşen davada önceden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı (karşı davacı) vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı (karşı davacı) vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı (karşı davacı) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.120.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy