(2918 S. K. m. 96) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.10.2001 tarih ve 2001/259-507 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını ileri sürerek sigortalılarına ödedikleri 632.150.000 TL.nin ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, olayda birden fazla araç hasarlandığından KTK. 96. madde hükmü uyarınca davacıya 104.367.000 TL.ye ilişkin ibranamenin gönderildiğini savunmuştur.
Davalı E. Yar, trafik sigortacısı tarafından 152.000.000 TL:nin ödendiğini, bakiye kısmının ise kasko sigortacısı tarafından ödenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın vazgeçme nedeniyle reddine, davalı Emine Yar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 116.750.000 TL.nin ödeme tarihinden temerrüt faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rucüen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı vekilinin 26.6.2001 celse "davalı sigorta şirketi poliçesindeki limit sorumlu olduğu kısmı müvekkile ödemiştir. Hakkındaki davadan vazgeçiyoruz." şeklindeki beyanına dayalı olarak davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin tamamı zarar miktarından indirilerek bakiye kısım hüküm altına alınmıştır. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde olayda üçüncü bir aracında zarar gördüğünü savunarak, KTK.96. madde hükmü uyarınca davacıya 104.367.000.TL.ye ilişkin ibranamenin gönderildiğini belirtmiş, daha sonra davacı vekili vazgeçme beyanında bulunmuştur. Vazgeçme beyanının açık ve anlaşılır olması gerekir. Davacı vekili vazgeçme beyanında miktar belirtmediği gibi mahkemece davalı sigorta şirketinin ödemesine ilişkin ibraname de dosyaya celbedilmemiştir. Bu itibarla mahkemece, olayda üçüncü aracın da zarar gördüğü kaza tutanağından anlaşılmakla ve KTK.nun 96. madde hükmünün uygulanma ihtimali söz konusu iken, davalı sigorta şirketinin davacıya yaptığı ödeme miktarı tespit edilmeden poliçe limitinin tamamının zarar miktarından indirilip kalan kısma hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy