(1163 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 213) (1512 S. K. m. 60)
Taraflar arasında görülen davada Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.10.1999 tarih ve 1999/30-1999/288 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının birlikte (1/2) oranında hissedar oldukları gayrimenkullerini dava dışı SS.A..... Yapı Kooperatifine bir takım haklar karşılığı devir ettiklerini, daha sonra davalının 12.03.1994 tarihinde yapılan protokolle kooperatifte kendisine düşen hissesini 10 milyar liraya müvekkiline devir ettiğini, ayrıca devir sözleşmesinde 300.000-DM cezai şartın öngörüldüğünü, daha sonra davalının bu devre ilişkin olarak tapuyu vermediğini ve kooperatifçe sözleşmeye dayalı yapılan devrinde mahkeme kararı ile iptal edildiğini ileri sürerek davalının gayrimenkuldeki hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde ödenen 10 milyar liranın 12.03.1994 tarihinden itibaren reeskont faizi ile ve cezai şarttan fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 40 milyar liranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yalnız Muhsin A. imzalı adi belgenin hiçbir hak ve sonuç doğurmayacağını, protokol geçersiz olduğu için fer'i şartlarında geçersiz olduğunu, bu nedenle cezai şartın da geçersiz olduğunu, bu nedenle cezai şartın da geçersiz olduğunu, 10 miyar liranın hiç alınmadığını, davacının imzalı boş kağıdı doldurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından 12.03.1994 günlü sözleşmenin usulüne uygun yapılmadığı, geçerli olmayan gayrimenkul satımına ilişkin sözleşmedeki fer'i hükümlerinde geçerli olamayacağı, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davalının kooperatifteki davalıya ait gayrimenkullerdeki hissesinin iptaline ilişkin ve cezai şarta yönelik talebin REDDİNE, alacağa yönelik davanın kabulü ile 10 milyar liranın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı S.S. A..... Yapı kooperatifinde davalıya ait bulunan hissenin devrinin tanınması, olmadığı takdirde ödenen paranın ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, Kooperatifler Kanunu'nun 2.madde hükmüne göre, kooperatif hisse devirleri resmi biçime bağlı olmadığından kooperatif hisse devrine ilişkin olan 12.03.1994 tarihli protokolün geçerli olduğu ve davalının çeşitli dilekçelerinde belirttiği gibi; kooperatif ortaklığından davalının tarihinde ayrıldığından ve dava konusu protokol, taşınmaz mal temlikine ilişkin olup, BK. 213 ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60/3.maddesindeki resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bu konuda doğru çözüme ulaşılabilmesi için, davalının protokol tarihi 12.3.1994 tarihinde kooperatif üyesi olup olmadığının tespiti zorunludur. Taraflara ait Yerköy ilçesi, Yeni mahalle Karacaşar silo çiçem dağı yolu mevkii, 142 ada, 134 sayılı parsel, dava dışı kooperatifin 8.12.1991 tarihli yönetim kurulu kararından anlaşıldığı üzere, zemin katta bulunan dükkanlar ve bir dairenin taraflara verilmesi koşuluyla, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile dava dışı kooperatife devir edilmiştir. Taraflar, kooperatif yönetim kurulunun 29.11.1991 tarihli kararı ile de kooperatif üyeliğine kabul edilmişlerdir. Dosyada bulunan 25.12.1992 tarihli belgede ise, davalı daire hissesini dava dışı Fatih D'ye devir ettiğini ve üyesi olduğu kooperatif üyeliğinden ayrıldığını açıklamıştır. Gerçekten de bu tarihten sonra davalı yerine, dava dışı Fatih D. genel kurullara katılmıştır. Yine, davalı 20.10.1999 tarihli dilekçesinde kooperatife arsa payı karşılığı verilecek bağımsız bölümler dışında bir daire için kooperatife 29.11.1991 tarihinde üye olduğunu, 25.12.1992 tarihli istifa dilekçesi ile de ortaklıktan ayrıldığını, bu tarihten sonra da kooperatifle sadece arsa sahibi olarak ilişkisini sürdürdüğünü beyan etmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dava dışı kooperatifin defter ve belgeleri celbedilerek, tarafların dava dışı kooperatife üyeliklerinin ne şekilde ve şartla gerçekleştiği, davalının savunduğu gibi Kat Karşılı İnşaat Sözleşmesi dışında bir daire için üye olup olmadıkları, davalının 25.12.1992 tarihli istifa dilekçesi konusunda dava dışı kooperatifin aldığı bir karar olup olmadığı, davalının kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, devam etmiyor ise hangi tarihte son bulduğu hususlarının belirlenip, gerektiğinde konunun uzmanı olan kişilerden bir rapor alınıp, yine mahkemenin 1996/232-1998/27 sayılı kararında davacı taraf olmadığından, bu kararın davacıyı bağlayıp bağlamayacağı da tartışılmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy