(1086 S. K. m. 275) (6762 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.9.2001 tarih ve 2001/338-202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.3.2002 günde davalı avukatı Yasemin Mercil gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tescilli markası ile imal ve satışını yaptığı sauna kabinlerinin davalı tarafından NETA SAUNA markası ile aynen taklit edilerek üretilmek ve satışa sunulmak suretiyle haksız rekabete yol açıldığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve meni ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere şimdilik 3.000.000.000. TL maddi tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının Türkiye distribütörü dava dışı Ay Ltd. Şti.nden satın aldığı malzemeleri üstlendiği havuz ve sauna yapımlarında kullandığını ve haksız rekabet iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacı ürünlerinin davalı broşürlerinde davalı adı ile tanıtılmasının haksız rekabet olduğu yolundaki bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait ürün resimlerinin izinsiz olarak davalı broşüründe kullanılmak suretiyle oluşan tecavüzden doğan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Davalının, davacı malzemelerini, davacı distribütörü olduğu anlaşılan dava dışı şirketten satın aldığı ve bu malzemeleri pazarladığı çekişmesizdir. Bu ürün satışı, dolaylı kar sağlayacağı için davacı yönünden haksız rekabet teşkil etmeyecektir. Mahkemece benimsenen teknik raporda, haksız rekabetin, davacıya ait fotoğrafın, davalı tanıtım vasıtasında yayınlanmak suretiyle oluştuğu belirtilmiştir. Bu durumda maddi tazminatın hesabında da haksız rekabet konusu olayın nazara alınması gerekecektir. Tecavüz, fotoğrafın izinsiz kullanılması yoluyla olduğuna göre, davacının bu fotoğrafın bedelsiz kullanımından doğan zararını istemesi mümkündür. Ancak hesap bilirkişisi tarafından davalının, davacı malzemelerini davacı distribütöründen satın aldığı üç yılda, bu malzemelerden elde etmesi mümkün görülen kar hesaplaması yapılmıştır. Mahkemece, davacının, sırf fotoğrafın izinsiz kullanılmasından doğan karı isteyebileceği gözetilerek, uzman bilirkişiye hesaplama yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy