(818 S. K. m. 133) (2918 S. K. m. 98, 99, 109)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2001 tarih ve 1997/832-2001/788 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hür Sigorta, Durmuş Ali ve Ali Karabulut vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, bu ve birleşen davalarda, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları araçların çarpması sonucu müvekkillerin murisi Murat'ın öldüğünü, bu olay sebebiyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, her müvekkili için 200.000.000 lira olmak üzere toplam 1.000.000.000 lira manevi tazminat ile müvekkillerinden Rahime için 3.625.100.885 lira destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan kusur ve sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Durmuş Ali Karabulut ve Ali Karabulut vekili, kusur oranı ile talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu; davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili, talep edilen gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, birleştirilen davada talep edilen fark alacağının zamanaşımına uğradığını ve tarih ile oran belirtilmeyip, harç yatırılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ahmet Çelik duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, olayda sürücüler Ahmet Çelik'in 3/8, Durmuş Ali Karabulut'un 5/8 oranında kusurlu oldukları, davacı eşin 3.625.100.885 lira destekten yoksun kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne anılan meblağda destekten yoksun kalma tazminatının 1.359.412.832 lirasının davalı Ahmet Çelik'ten, 200.000.000 liranın davalılar Ali Karabulut, Durmuş Ali Karabulut ve Hür Sigorta A.Ş.den, 2.065.688.053 liranın davalılar Ali Karabulut ve Durmuş Ali Karabulut'tan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacı Rahime'ye verilmesine, her davacı için taktiren 100.000.000 lira olmak üzere toplam 500.000.000 lira manevi tazminatın davalılar Durmuş Ali Karabulut, Ali Karabulut ve Ahmet Çelik'ten kusurları oranında ve dava tarihinden yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar Hür Sigorta A.Ş. ile Dursun Ali Karabulut ve Ali karabulut vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Durmuş Ali Karabulut ve Ali Karabulut vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2- Davalı Hür Sigorta vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre bu davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3- Ancak, dava davacılar murisinin, davalıların sürücüsü ve maliki bulunduğu araçların çarpması sonucu ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılmıştır. Faiz, her ne kadar, fer'i nitelikte bir alacak ise de, bunun asıl alacak davasından ayrı, başlı başına bir dava ile istenmesini engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Bu bakımdan, önceden açılmış olan tazminat davasında faiz isteme hakkının saklı tutulduğunun bildirilmemiş olması da, faizin ayrı bir dava ile istenmesine engel değildir. Tazminata yönelik temerrüt faizi, esas tazminat alacağının tabi olduğu zamanaşımına tabi olur. Ancak, tazminat alacağı hakkında açılan dava, onun faizi hakkındaki zamanaşımını kesmeyeceği gibi, tazminat alacağına ilişkin zamanaşımının kesilmiş olması, tazminat faizi hakkındaki zamanaşımının da kesilmesini gerektirmez. Çünkü, zamanaşımının kesilmesini düzenleyen BK'nun 133 ncü maddesinde böyle bir ilkeye yer verilmemiştir. Olay, trafik kazası olduğuna göre, asıl tazminat alacağı zamanaşımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesinde belirtilen iki yıldır buna bağlı temerrüt faizi alacağı da aynı sürede zamanaşımına uğrar. Davalı Hür Sigorta vekili, faiz istemine ilişkin davada zamanaşımı definde bulunmuş olduğundan bu yön üzerinde durulması gerekir. Mahkemenin bütün bu yönleri göz önünde tutmayarak, faiz isteğine ilişkin davada, davalı Hür Sigorta aleyhine yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre de; mahkemece, tazminat alacağı bakımından olay tarihinden itibaren davalılar aleyhine temerrüt faizine hükmedilmiş ise de, dosya kapsamından, davacının davalı sigorta şirketine hiçbir ihbar ve bildirimde bulunmadığı anlaşıldığından, davalılardan sigorta şirketinin 2918 sayılı yasanın 98, 99 ncu maddelerine göre, temerrüde düştüğünden söz edilmez. Bu durum karşısında, davalı sigortacının, dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek temerrüt faizine hükmetmek gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Durmuş Ali Karabulut ve Ali Karabulut vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hür Sigorta vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak 3 ve 4 nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalı Hür Sigorta vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün davalı Hür Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 114.348.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden Durmuş Ali ve Ali Karabulut'tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden Hür Sigorta'ya iadesine, 25.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy