(1086 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.05.2000 tarih ve 1997/958 - 2000/467 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.12.2000 günde davacı avukatı Orhan Akıncı gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften satın aldığı ve kaba inşaat halinde teslim edilerek ince işleri tarafından yapılan konutun, 1994 yılı Şubat ayında, inşaatın dolgu alana yapılması ve gerekli tedbirlerin alınmaması yüzünden meydana gelen yer kayması sonucu yıkıldığını, yeniden yapılmasının mümkün olmadığını, ayrıca 1994 yılından itibaren üç sezon yazlıktan istifade edilemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere şimdilik 4.000.000.000.-TL. sının 04.07.1997 tarihli ihtardan itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilk inşaata başlandığı tarihlerde zemin etüdü yapılmasını zorunlu kılan bir düzenleme olmadığını, müvekkilinin meydana gelen tabi afette bir kusurunun bulunmadığı, yeni konut alanı ürettiklerini, ancak İdare Mahkemesi'nin bu imar planı değişikliğini iptal ettiğinin, Danıştay'ın inceleme sonucunu beklemek gerektiğini, bu arada ayrılmak isteyene 1.500.000.000.-TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucuna göre, davalının yer seçiminde ve inşaatların yapılmasında gerekli özen ve dikkati göstermediği için kusurunun bulunduğu, davacının rayiç bedel olan 5.135.057.929.-TL. sını isteyebileceği, kira kaybının üç sezonluk 239.000.000.-TL tuttuğu, 05.01.1999'dan iki sene önce Halk Sigorta şirketinden aldığı 630.000.000.-TL düşüldüğünde karşılanmayan zararın 4.744.057.929.-TL olduğu gerekçesiyle, taleple sınırlı kalarak, 4.000.000.000.-TL. sının 16.07.1997 temerrüt tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı üyeye kooperatifçe tahsis ve teslim edilen yazlık konutun, inşa edildiği bozuk zeminde meydana gelen yer kayması yüzünden kullanılamaz hale gelmesi ve üyeye verecek başka konut bulunmaması sonucu yoksun kalınan taşınmaz yerine kaim olacak şekilde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin verdiği, davanın kısmen kabulüne dair karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, dosya temyiz incelemesi için Dairemize geldikten sonra, davacı asil yerel Mahkemeye başvurarak davadan feragat ettiğine dair dilekçe vermiştir.
HUMK' nun 95 nci maddesi uyarınca davadan feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder. Davadan feragat, hakimin karar vererek davadan elini çekmesinden sonra ve temyiz incelemesinden önce yapıldığı için, Dairemizce temyiz incelemesi yapılamayacağından, feragat istemi doğrultusunda işlem yapılarak bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının kaldırılarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy