(1163 S. K. m. 62, 98)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.5.2000 tarih ve 1994/372-2000/218 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticisi ve denetçisi olan davalıların, görev dönemlerinde ortak sayısı 100 ile sınırlandırıldığı halde bu rakamı aşarak 21 kişiyi daha ortak kaydettiklerini, genel kurulca 21 ortağa ödemede bulunularak çıkmalarının sağlanmasına karar verilmesi üzerine bunun gereğinin yapıldığını ileri sürerek, kooperatifin uğradığı zararın şimdilik 1 miyar lirasının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili ile diğer bir kısım davalı asiller, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, bilirkişi raporunda davacının 154.053.718 lira zarara uğradığının belirtildiği, ancak davalıların genel kurul kararının gereğini yerine getirerek eskalasyonu yapılmış aidatları iade ederek görevlerini yerine getirdikleri için mahkemece kusurlu görülmediği, fazla üye kaydının inşaatların maliyetine katkı için yapıldığı, kooperatifi her üyeye konut düşecek seviyeye getirdikleri, artık sonraki yönetimin küçük zarara toleransla bakıp anlayış göstermeleri ve buna katlanılması gerektiği, davalıların zarara uğratma kastlarının bulunduğunu gösterir bir kanıt getirilemediği, bir kısım davalıların beraat etmelerinin de bu kabulü güçlendirdiği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
I- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
II- Hükme esas alınan bilirkişi raporu, Dairemizin yerleşik uygulamasının aşağıda belirtilen ilkeleri dikkate alınarak hazırlanmamıştır. Davacı kooperatiften çıkarılan dava dışı ortaklardan davacının topladığı ödentilerin kooperatife sağladığı getiri aşağıdaki ilkelere göre tespit edilmelidir.
1- Önce, üyelikleri devam eden ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödemelerini gerçekleştiren bir ortağın ödemeleri ödeme yaptıkları tarihler itibari ile dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, ödemelerin güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda (1) nolu bentte bulunan değerden (2) nolu bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktar yararlanma sağladıkları ortaya çıkarılmalıdır.
4- Bunu takiben, kooperatiften çıkarılan dava dışı üyelerin eksik ödemesi varsa, eksik ödentiler, (2) nolu bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak, eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5- Bu saptamalardan sonra, normal ödentilerini ödemiş bulunan bir ortağın yukarıda (2) nolu bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, gene yukarıda (3) nolu bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, (4) nolu bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani, sonuç olarak (4) nolu bentte bulunan miktar (3) nolu bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) nolu bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar, kooperatifin çıkarılan üyelerden kazandığı getiri miktarı olarak tesbit edilmiş olacaktır.
O halde; mahkemece, üye sayısı sınırlandırılmış kooperatife davalıların görevde oldukları dönemde yönetim kurulu olan bir kısım davalıların fazla üye kaydetmeleri, denetim kurulu üyesi olan diğer bir kısım davalıların da denetimdeki dikkatsizlikleri nedenleriyle tüm davalıların kusurlu oldukları kabul edilerek, yukarıda sıralanan ilkeleri dikkate alan yeni bir bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli rapor ya da aynı bilirkişiden ek rapor alınarak, davacının uğradığı zarar miktarı tesbit edilmek, çıkarılan üyelere ibraname karşılığı davacının ödemek zorunda kaldığı 7.095.600.000 lira, tebit edilecek miktardan fazla ise davacının bir zararı doğmamış olduğundan davanın reddine, az ise aradaki fark kadar davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle davalıların kusurlu olmadıklarının kabulü suretiyle davanın reddi, bozmayı gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy