(3533 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 22. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.5.2000 tarih ve 2000/155-72 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı ve davalının %20 şer oranında kusurlu oldukları olay nedeniyle, %20 kusur oranına göre müvekkilinin davalıdan 12.314.931.079 lira alacaklı olduğunu ileri sürerek, 12.314.931.079 liranın dava tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, (hakem sıfatı ile), iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 9.475.232.978 liranın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7.854.211.089 lira asıl alacağa 2.3.1998 dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Taraflar vekillerinin hakem kararına itirazları, mahkemenin 3.10.2000 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, tarafların %20'şer oranında kusurlu oldukları olay nedeniyle, müvekkili tarafından ödenen bedelden, davalının kusuruna isabet eden 12.314.931.079 TL.nın davalıdan tahsilini istemiştir. Dairemizin, 1997/8470-9541, 1997/10270 Esas,1998/787 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, davacı ve davalı şirketler tamamen özel hukuk hükümlerine tabi birer anonim şirkettir. Bu durumda 3533 sayılı Yasa kapsamında bulunmayan taraflar arasındaki uyuşmazlığın mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy