(CMR m. 17) (818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.10.2000 tarih ve 1997/820-2000/956 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtiaların, davalının temin ettiği TIR. ile İstanbul'dan Moskova'ya taşındığını, ancak varma yerine teslim edilmediğini, 1.750.000.000 TL zarar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malların diğer parçası alıcıda olan parola karşılığı teslim edildiğini, malların gümrüksüz boşaltılması planı gerçekleşmeyince teslim alınmadığının ileri sürüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının teslim tutanağını ibraz edemediği, TIR. sürücüsünün ve alıcının Rus Emniyetine başvurarak malların kandırılarak 3. kişilerce alındığına ilişkin başvurularının, davalının CMR'nin 17. maddesi anlamında kusurunu gösterdiğini, dolayısıyla parolanın ikinci parçasının Rusya'daki soruşturma dosyası içerisinden çıkması gerekirken, sürücünün kaçtığı Romanya dosyası içerisinden mahkemeye gönderilmesinin davalı tarafça kabul edilebilir bir açıklamasının yapılamadığı, dolayısıyla parolanın teslim hususunu kanıtlamaya yeter bir belge olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bilirkişi raporunda, parola olarak kararlaştırılan 50.000 Türk Lirasının diğer yarısının Moskova'daki dava dosyasında bulunsa idi malların gerçek alıcıya teslim edildiği sonucuna varılabilecek iken, Romanya dosyasından kararı veren mahkemeye gönderilmesinin nedeninin anlaşılamadığını, eğer Rusya'dan Romanya dosyasına gönderilmiş idiyse teslimin yine gerçek alıcıya yapıldığının kabul edilebileceğini, bu illiyet kurulamadığı taktirde Rus Emniyetine TIR sürücüsünün ve gönderilenin yaptığı başvurunun içeriğine itibar edilmesi ve başvuruda kandırılarak malların başkalarınca alındığı belirtildiğinden, davalının CMR.nin 17/2. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulamayacağının kabul edilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiş, bu hususların tartışılması ve araştırılması gerektiği belirtilerek kesin bir kanaate yer verilmemiştir.
Davalı vekili, yanıt dilekçesinde ve özellikle bilirkişi raporuna karşı beyanları içeren 12.10.2000 havale tarihli dilekçesinde, parolanın alıcı tarafından TIR sürücüsüne teslim edilen diğer yarısının Romanya dosyasında bulunmasının ve sürücünün alıcı ile birlikte Rus Emniyetine başvurmalarının nedenlerini ayrıntıları ile açıkladığı halde, mahkemece bu açıklamaların inandırıcı kabul edilmemesinin ve Rus emniyetine yapılan başvuru içeriğine itibar edilmesinin nedenleri gerekçede yeterince açıklanmamış ve tartışılmamış, bilirkişiden ek rapor da istenmemiştir.
O halde; mahkemece, davalı vekilinin açıklamalarının tartışılması,emniyet başvurusu içeriğindeki beyanlara itibar etme ve üstün tutma nedenlerinin ortaya konması, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy