(1163 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.11.2000 tarih ve 2000/635-1225 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin üyesi iken 17.11.1999 tarihinde üyelikten istifa ettiğini, istifanın 28.12.1999 tarihinde kabul edildiğini, 1999 yılı olağan genel kurul toplantısının 27.2.2000 tarihinde yapılmasına karşın ödemelerin iadesine karar verilmediğini ileri sürerek, 3.500.000.000 lira alacağın 28.3.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamından davacının istifa ettiği yılın bilançosunun görüşüldüğü, davanın genel kuruldan bir ay sonra açıldığı, davacının ibraz ettiği dekontların davalıya isticvap davetiyesi ile tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortaklığından çıkma nedeniyle yatırılan paranın iadesi istemine ilişkindir. Davacı 17.11.1999 tarihli dilekçesi ile kooperatif ortaklığından istifa ettiğini kooperatife bildirmiş, kooperatif yönetim kurulu da 28.12.1999 tarihli kararı ile istifayı kabul etmiştir. 1999 yılına ilişkin kooperatif genel kurulu 27.2.2000 tarihinde yapılmıştır. Koop. K. 17. ve anasözleşme 15. maddesi uyarınca, davalı kooperatifin ortaklık aidatını iade etmesi için, kooperatifin mal varlığının tehlikeye düşmemesi ve o yıl ki bilançonun kabulünden 1 ay geçmesi gerekir. Yine, Koop. K. 17. maddesi gereğince üyelikten ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ancak yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesini alabilir. Olayımızda, davalı kooperatif davaya cevap vermemekle iddiayı inkar etmiş sayılmasına göre, davacının alacak iddiası yönünden kooperatif kayıtları üzerinde uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde alacak miktarına hükmedilmesi gerekirken sırf davacının ibraz ettiği belgelere dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy