(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.11.2000 tarih ve 1999/940-2000/970 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Alis Tur Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşme gereği müvekkiline ait 34 AC 1043 ve 34 UL 7815 plakalı otoların kiralandığını ancak araçların kaza yapıp hasarlandığında davalının diğer davalı Utku Ltd. Şti. ile anlaşarak ve müvekkilinin imzası taklit edilerek sigorta bedelinin diğer davalı sigorta şirketinden tahsil edildiğini, 34 UL 7815 plakalı aracın onarılmadığı 34 AC 1043 plakalı aracında kötü onarılması nedeniyle değer kaybına uğradığını, bu nedenle sigortadan talepte bulunulduğunu ancak talebin reddedildiğini ileri sürerek araç hasar bedelleri olan toplam 798.250.000 liranın 22.1.1999 tarihinden itibaren % 80 reeskont faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Utku Ltd. Şti. vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, 34 AC 1043 plakalı aracın 5.11.1998 tarihinde hasarlanması nedeniyle diğer davalıların sunduğu sigortalı davacının imzasını taşıyan ibraname nedeniyle hasar bedelinin diğer sigortalı araçların prim borçlarına mahsup edildiğini, daha sonra davacının müracaat ettiğini ancak hasarın Alis Ltd. Şti. tarafından giderildiği anlaşıldığından ayrıca bir tazminatın ödenmediğini, ayrıca 34 UL 7815 plakalı aracında 16.4.1999'da yaptığı kaza nedeniyle hasar bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Alis Tur Ltd. Şti. davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından 2 adet ibranamedeki imzanın davacıya ait olmadığının tesbit edildiği, dolayısıyla Alis Ltd. Şti.nin davacının imzasını taklit ederek Halk Sigortaya başvurduğu, davalı Halk Sigortanın da Alis Ltd. Şti.nin diğer sigortalı araçlarının prim borcuna mahsup ettiği, bu şekilde tazminatın Alis Ltd. Şti.ne ödendiği, sigorta şirketinin basit bir inceleme ile imzalar arasında ki farkı görebileceğini, Alis Ltd. Şti.nin de hasar bedelini diğer araçlarının sigorta bedelinden indirmekle sebepsiz zenginleştiğini, Alis Ltd. ve Sigortanın zincirleme olarak davacıya karşı sorumlu olduklarını, Utku Ltd. Şti.nin acente olup, parayı zimmetine geçirdiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Utku Ltd. Şti. Yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı ve diğer davalı Alis Tur. Ltd. Şti.'ne kiralanan araçlarının kaza sonucu hasarlandığını, ancak hasar bedelinin sigorta şirketinden diğer davalılar tarafından imzası taklit edilerek düzenlenen ibraname karşılığında alındığını ileri sürerek hasar bedellerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda ibranamedeki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacıya ait iki araç davalı Alis Ltd. Şti.ne yazılı kira sözleşmesi ile kiraya verilmiştir. Araçlardan 34 AC 1043 plakalı araç 2.11.1998 tarihinde uğradığı kaza sonucu tasarlanmıştır. Bu araç için yapılan ödeme, davalı sigorta şirketi tarafından Alis Ltd. Şti. nin nezdinde bulunan diğer araçların sigorta primlerinden mahsup edildiği tartışmasızdır. Davacı bu araç yönünden kötü tamir edildiği olgusuna dayanmıştır. Ancak araç davacıya teslim edilirken davacı aracın hasarlı olduğu veya kötü tamir edildiğine dair ihtirazi kayıt öne sürmemiştir. Hatta araç bundan sonra ve davacının yedinde iken ikinci kez kaza yapmıştır. Artık ilk kazada kötü tamir olduğu gerekçesiyle tazminat istenilemez. Davacı Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/158 Esas Sayılı tesbit dosyası ile durumun tesbit edildiğini ileri sürmüş ise de, yargılama sırasında mahkemeye verdiği 19.10.2000 tarihli dilekçesinde bu dosyanın ayrı bir dava konusu edildiğini, hatta aynı mahkemede 2000/843 esas sayılı dosya olarak yargılamasının devam ettiğini savunmuştur. Bu nedenle mahkemece bu araç yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazıtı şekilde ve davacının sebebsiz zenginleşmesine yol açacağı düşünülmeden hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına 34 UL 7815 plakalı araç ise, 28.10.1998 tarihinde olan kaza sonucunda hasarlanmış olup, davacının bu aracın hasarının giderilmeden kendisine teslim edildiğini ileri sürerek 31.5.1999 tarihli ihtiyati tedbir uygulanmasına dair haciz tutanağına dayanmıştır. Kasko sigortacısı, hasar halinde sigorta bedelini sigorta lehtarına ödemekle borcundan kurtulacak olmasına ve davacının karşılanamayan zararını ispat etmesi nedeniyle bu araç için mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına nazaran davalı sigorta şirketinin bu araç yönünden temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.106.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy