(2004 S. K. m. 67) (2918 S. K. m. 91, 99) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2000 tarih ve 2000/539-665 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalının sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ve bu paranın tahsili için açtıkları takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, ödeme tarihinden değil, temerrüt tarihinden itibaren gecikme faizi istenebileceğini, reeskont oranında gecikme faizi ile icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, takibin 643.902.000.KTL üzerinden devamına, bu miktarın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava trafik kazasından doğan maddi zararın, zarar veren araç trafik sigortacısından tazmini istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi vekili, temerrütlerinin davacı tarafın 27.7.1999 tarihli başvurularının tebliğ tarihi olan 3.8.1999 tarihinden 8 gün sonrasındaki 12.8.1999 tarihinde doğduğu yolunda temyiz itirazında bulunmuştur. 2918 sayılı KTK nun 99. maddesi uyarınca, trafik sigortacısı, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları kapsamındaki miktarları ödemek zorundadır. Sigortacının temerrüdü anılan tarih itibarıyla doğacaktır. Mahkemece, davalı sigorta şirketi aleyhine takibin devamına karar verilen alacağa, söz konusu temerrüt tarihinden itibaren gecikme faizi yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde ve uygulanan temerrüt tarihi konusunda denetlemeye elverişli bir açıklama getirmeksizin hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, dava trafik kazasından doğan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olduğuna, trafik sigortacısının sorumluluğu, KTK'nun 91. maddesi uyarınca, işletenin aynı yasanın 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluğunu karşılamaya yönelik bulunduğuna göre, tazminat hukukuna göre ve haksız fiil kuralları uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi ile belirlenen zarar miktarı likit olmadığından itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Diğer taraftan, Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesinde yer alan geçmiş günler faizinin ödenmesinde temerrüde düşen borçlu aleyhinde faiz yürütülemeyeceği (faize faiz yürütülemeyeceği) kuralına aykırı olarak alacak aslı ve faiz toplamına takip tarihinden itibaren tekrar faiz yürütülür şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5- Kabule göre de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zarar toplamı 724.697.281.TL olarak saptandığına ve bu miktarın 296.000.000.TL sının dava dışı sürücü tarafından ödendiği dava dilekçesinde belirtildiğine göre, takibe konu edilecek asıl alacak miktarının 428.697.281.TL olması gerektiğinin hükümde belirtilmemiş olması da yerinde değildir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın (HÜKÜM) bölümü (1) numaralı bentlerde yazılı şekilde kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy