(7201 S. K. m. 12, 13) (Tebligat Tüzüğü m. 17, 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2000 tarih ve 2000/31 - 2000/1043 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.05.2001 günde davalı avukatı D.Ali Aydın gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında müvekkiline ait sinyal kablolarının kopartılması nedeniyle tren seferlerinin aksadığını ileri sürerek, kablo hasar bedeli ve tren tehir tazminatı olarak toplam (1.282.653.270.-) TL.nın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davalının yürüttüğü kazı çalışmaları sırasında kusuru ile kablolarına hasarlanması ve tren seferlerinin aksamasına sebebiyet vermiş olup, zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı tüzel kişiliği olan bir şirket olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve Tebligat Nizamnamesi'nin 17 nci maddesi gereğince, hükmi şahıslara tebliğin, yetkili mümessillerine yapılması esas olup, ancak, anılan Kanun'un 13 ve Nizamnamenin 18 nci maddeleri gereğince, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları taktirde tebligat, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Tebligatın orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerden birine yapılması için şartlar mevcut ise bu nedenlerin tebligat evrakında açıklanması zorunludur.
Somut olayda, dava dilekçesinin davalıya tebliği, hiçbir açıklama yapılmaksızın adreste daimi çalışan Muharrem İçmek'e tebliğ edildi ibaresi ile yapılmış olup, bu şekildeki bir tebligatın yasaya uygun olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, evvelemirde davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğinin sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, davalının savunma hakkı kısıtlanacak şekilde, yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taktir edilen 100.000.000.-TL vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy