(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 20. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2000 tarih ve 1998/471-2000/853 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.6.2001 günde davacı avukatı Ebru Safil gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Etimesgut Radyo Verici İstasyonu'nu besleyen yüksek gerilim yer altı kablosunun 7.2.1997 ve 3.8.1991 tarihinde davalı şirketin kanal çalışmaları sırasında iki ayrı kez hasara uğratıldığını ve hasarların onarımı için ihale açılarak toplam (3.197.396.137) lira harcama yapıldığını ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep edilen tazminatın gerçek zarardan fazla olduğunu, taraflarca düzenlenen tutanaklarda hasarın TEDAŞ aracılığı ile giderileceğinin belirtilmesine karşın davacının başka bir kuruluşa ve kablo hattı değiştirilerek daha yüksek maliyette onartıldığını, yer değiştirme işlemine bağlı harcama farkının istenemeyeceğini, kablonun uğradığı nokta hasarlarının izolasyonu mümkün iken tamamen değiştirilme yoluna gidildiğini, 1997 yılı birim fiyatlarına göre işi tamamlayamayan dava dışı yüklenicinin eskalasyon farkından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hasar ve onarımına ilişkin tutanak ve belgelere, tanık anlatımlarına, yapılan keşfe ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, altı ay ara ile aynı kabloların aynı yol güzergahında (100) m. mesafeyle iki kez hasara uğratılarak (125) metrelik bölümlerinin kullanılamaz hale getirildiği, TEDAŞ'ın iş yoğunlu nedeniyle onarımı üstlenmemesi üzerine davacının 3.11.1997 tarihinde ihale yolu ile hasarı gideme yoluna gittiği, aynı nitelikte kablonun piyasada bulunmayışı nedeniyle geçici onarım ve üzerinin asfaltlanması yerine kablo hattının arıza yerinin yanındaki yol kenarına alınmasının fiili zorunluluktan doğduğu ve dava ekonomik olduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı davacı alacağının davalının önceden tazmin ettiği (112.767.393) liranın mahsubundan sonra (3.197.396.137) lira olduğu gerekçesiyle anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak yargılama sırasında 31.12.1999 tarihli protokolle davacı yerine geçen TRT. Genel Müdürlüğüne ödenmesine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hüküm altına alınan zararın kapsamının belirlenmesinde haksız eyleme ilişkin hukuk kuralları tam olarak gözetilmemiştir.
BK.nun 41.maddesinde tanımlanan ilkeye göre maddi zarar, haksız eyleme uğrayanın iradesi dışında hukuka aykırı ve kusurlu eylemle malvarlığında oluşturulan eksilmedir. Davacı, doğrudan davalının haksız eylemi sonucu meydana gelen gerçek zararının giderilmesini isteyebilir.
Somut uyuşmazlıkla ise, davacının yeraltı yüksek gerilim kablo hattında 100 metre aralıkla iki ayrı tarihte davalının yürüttüğü kazı çalışmalarında oluşan kısmi hasarlar sonucu uğranılan zararın tazmini istenebilir. Bu zararın kapsamı ise, hasarlanan kabloların yenilenmesi için gereken malzeme ve işçilik giderlerinden ibarettir.
Oysa, davacı, hasardan sonra asfalt yolun altında bulunan kablo güzergahını yol kenarındaki toprak zeminin altına deplase etmek amacıyla ihale açmış ve bu işi dava dışı yükleniciye (3.070.776.173) lira karşılığında yaptırmış bulunmaktadır. Kararın dayandırıldığı bilirkişiler kurulu çoğunluğu, hasar sonrası kablo onarımının yanında güzergah değişikliğinin de zorunlu olduğu yolunda görüş bildirmiş iseler de, bu zorunluluk haksız eylemin dolaysız bir sonucu değil, hasar onarımının doğurduğu somut ek zorluklar nedeniyle ileride benzer durumlar ortaya çıkabileceği olasılığı düşünülerek güzergahın asfalt yol altından toprak yüzey altına deplase edilmesinin daha rasyonel olacağı varsayımına dayalıdır.
Bu durumda mahkemece, kablo güzergah değişikliği nedeniyle yapılan harcamanın uzman bilirkişilerden alınacak ek raporla belirlenmesi ve saptanacak bu miktarın indirilmesinden sonra davalının sorumlu olduğu zarar kapsamına hükmedilmesi zorunlu bulunduğundan, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy